Cumartesi , Kasım 29 2014
Son Haberler
Anasayfa / Türkçe Edebiyat / Sözler / Atasözlerimiz

Atasözlerimiz

Atasözlerimiz
Aç ayı oynamaz.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
Aç koynunda azık durmaz.
Aç köpek fırın yıkar.
Aç tavuk rüyasında kendini darı ambarında görür.
Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Açın imanı olmaz.
Açın karnı doyar gözü doymaz.
Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Adamakla mal tükenmez.
Adamın iyisi iş başında belli olur.
Ağaca balta vurmuşlar “sapı bedenimden” demiş.


Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış.
Ağaca dayanma kurur, insana güvenme ölür.
Ağaç ne kadar meyve verirse, dalı o kadar yere eğilir.
Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
Ağaç yas iken eğilir.
Ağaçtan maşa Yörükken paşa olmaz.
Ağır kazan geç kaynar.
Ağır tas batman döver.
Ağız yemeyince yüz utanmaz.
Ağlama ölü için, ağla deli için.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
Ağlayak da gözden mi olak?
Ağrısız baş mezarda gerek.
Ağzı açık ayran delisi.
Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.
Ak akçe kara gün içindir.
Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Akan su yosun tutmaz.
Akçe bulsam, çıkı yok
Akıl akıldan üstündür.
Akıl yasta değil baştadır.
Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş.
Akıllı evladın var, neylersin mali, akılsız evladın var neylersin mali?
Akılsız bastan sefil taban ne çeker.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
Akılsız köpeği yol kocatır.
Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
Akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez.
Akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir.
Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
Akşamın hayrından sabahın şerri hayırlıdır.
Al elmaya tas atan çok olur.
Al yakışırken, el bakışırken.
Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir.
Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
Allı yelek, pullu yelek, canfes neye gerek?
Alma mazlumun ahini çıkar aheste aheste.
Altın esik gümüş eşiğe muhtaçtır.
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Altının kıymetini sarraf bilir.
Anan turp, baban şalgam, sen içinde gülbe şeker.
Ananın bastığı yerde yavru ölmez.
Anasına bak kızını al, astarına bak bezini al.
Anlayana Sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.
Aptal düğünden çocuk oyundan usanmaz.
Aptalın karnı doyunca gözü yolda olur.
Ar gözden, kar yüzden anlaşılır.
Ar namus tertemiz.
Arap eli öpmek, dudak karartmaz.
Arayan belasını da devasını da bulur.
Ari satmış namusu tellala vermiş.
Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.
Arkadaş dediğinin gölgesinde suç islenir.
Arkadaşlık pazara kadar değil mezara kadardır.
Arkalı it kurdu boğar.
Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.
Arpa ekinde buğday bekleme.
Asil azmaz, bal kokmaz, kokarsa yağ kokar, aslı ayrandır.
Aslan yattığı yerden belli olur.
Aslında olan tırnağına getirir.
Aş sabahın iş sabahın.
At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.
At binenin kılıç kuşananındır.
At ile avrat yiğidin ikbalindendir.
At karnından, yiğit burnundan bellidir.
At olacak tay yürüyüşünden belli olur.
At ölür de, itler bayram eder
At sahibinin altında kişner.
At ver hısım ol, kız ver hasım ol.
At, sahibine göre kişner.
Ata et, ite ot verilmez.
Atasözü tutmayan, uluya uluya kalır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Atın iyisi arkadan gelmez.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Atın ölümü arpadan olsun.
Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.
Atlı, itli sığmış, bir çocuk sığmamış.
Av alma, komşu al.
Avradı er zapdetmez, ar zapt eder.
Ay bozmaz, süt kokmaz. Kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür.
Ayağa dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmaz.
Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz.
Aydan gelen halı üstüne, günde gelen kül üstüne.
Aylak sirke baldan tatlıdır.
Az sabırda, çok keramet vardır.
Az tamah, çok ziyan getirir.
Az yasa, uz yasa, akıbet gelecek basa.
Azıtmış, kudurmuştan beterdir.
Bakmakla usta olunsa köpekler kasap olurdu.
Bal döksen yalanır.
Bal olan yerde sinek de bulunur.
Bal, bal demekle ağız tatlanmaz.
Bana benden olur, her ne olursa, başım rahat bulur, dilim durursa.
Bas basa, bas da padişaha bağlıdır.
Baskın basanındır.
Baskısız yongayı yel alır.
Bastığın yer bayram olsun.
Başıma uymayan takke elin olsun.
Başındaki fese bak, girdiği kümese bak.
Başını ecemi berbere teslim eden, cebinde pamuk eksik etmesin.
Bazen inek, erkek; bazen de dişi doğurur.
Bekâr gözü ile kız alınmaz.
Bekâra karı boşamak kolaydır.
Beleş peynir fare kapanında bulunur.
Belli düşman, gizli dosttan yeğdir.
Benden sana öğüt, ununu elinle öğüt.
Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.
Benim sakalım tutuştu, sen cigara yakmak istersin.
Besledik büyüttük danayı, şimdi tanımaz oldu anayı, babayı.
Beş kuruşluk fener o kadar yanar.
Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş.
Bilmediği beş vakit namaz, bilirde yanına varmaz.
Bin bilirsen bir bilene danış.
Bir adamın adı çıkacağına, canı çıksın.
Bir ağaçtan, oklukta çıkar boklukta.
Bir bulutla kış gelmez.
Bir dalın gölgesinde bin koyun eğlenir.
Bir dirhem et, bin ayıp örter.
Bir elin verdiğini, öbür elin duymasın.
Bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer.
Bir nalına vurur, bir mıhına.
Bir yerim diyenden birde yemem diyenden kork.
Biri eşikte, biri beşikte.
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp gecelim.
Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir.
Boşboğazı cehenneme atmışlar, ‘odun yaş’ diye bağırmış.
Boşboğazın sigarası yanmaz.
Bugünkü tavuk, yârinki kazdan iyidir.
Buyurulmadık yumuşu puşt oğlan tutar.
Büyük ekmek, büyük bezeden olur.
Büyük lokma ye, büyük laf etme.
Az yasa, uz yasa, akıbet gelecek basa.
Azıtmış, kudurmuştan beterdir.
Can çıkar huy çıkmaz.
Canı kaymak, isteyen mandayı yanında taşır.
Cani yanan eşek atı geçer.
Cinsinde olan tırnağında getirir.
Cahille arkadaş olma küstürün, cam kırığıyla kıçını silme kestirirsin.
Cami ne kadar büyük olursa, imam yine bildiğini okur.
Can boğazdan gelir.
Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.

Cahil ile konuşan cahil olur.

Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.

Cami dururken mescitte namaz kılınmaz.

Cami yıkılsa da mihrap yerindedir.

Can boğazdan gelir.
Can çıkar, huy çıkmaz.
Can evi, babam evi
Canbaz ipte, balık dipte gerek.

Canı acıyan eşek, atı geçer.

Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
Cebinden korkan cibinliği beraber taşır.
Cemaat ne kadar çok olsa imam yine bildiğini okur.

Ceviz gölglesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi, yiğit gölgesi.
Cins horoz yumurtada öter.
Cümrü kadar yer yakar
Dağ başı dumansız olmaz.
Dağ başında harman savrulmaz.
Dağ ile yarışan duvarından çıkar.
Dağ tavşansız olmaz.
Dağına göre kar yağar.
Dalkıran baş keser.
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada yolu şaşırmış.
Davul dengi dengine çalar.
Davul tozu, minare gölgesi.
Davuldan gelen zurnaya gider.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Dayısı olan dayısına yanaşır.
Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Değirmen taşsız öğütmez.
Değirmene varan un öğütür, evdeki nöbet savar.
Deli ağlamaz, akıllı gütmez.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
Delik kapta su durmaz.
Deliye taş atma, kaldırır başını yarar.
Demir kızgın iken dövülür.
Demir nemden çürür, insan gamdan.
Denizdeki balık pazar olmaz.
Denize düşen yılana sarılır.
Derdi veren dermanını da verir.
Derdini saklayan dermanını bulamaz.
Dertsiz baş, yarasız ağaç olmaz.
Dervişe bir lokma, bir hırka gerek.
Dervişin fikri ne ise zikri odur.
Deve ahmak olduğundan kılavuzu eşektir.
Deve kadar büyümüşsün, kulağı kadar haysiyetin yok.
Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
Deveye diken gerek olunca boynun uzatır.
Devlet olmayınca başta, yastık neyler başta.
Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.
Dil insanı yaya bırakır.
Dil yarası unutulmaz.
Dilencinin torbası olmaz.
Dilenen doymaz, dilenmeyen acıkmaz.
Dilin kemiği yok ama kemiği kırar.
Dipsiz kile boş ambar ha doldur hal doldur.
Diş eti karın doyurmaz.
Dişi ağrıyan dilini kesmeli, gözü ağrıyan elini.
Dişi kuşu yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Dolu bardak su almaz.
Dolu küpün sesi çıkmaz.
Dost acı söyler.
Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.
Döngel ile oruç tutulmaz.
Dumansız baca olmaz.
Dut demeye dudak ister.
Düğüncü düğünü uzatırsa dövünür.
Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz.
Dünyada eken ahrette biçer.
Dünyada tamah varken, dolandırıcı açlıktan ölmez.
Düşenin dostu olmaz.
Düşmanın eline kılıç verilmez.

Isıracak köpek dişini göstermez.
İbadet de, kabahat de kul içindir.
İğneyi kendine batır çuvaldızı başkasına.
İmam bildiğini okur.
İnine sağmayan tilki, kuyruğuna çan takar.
İnsan dağıtabileceği, harcayabileceği şeyler oranında zengindir.
İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
İnsanı gam, duvarı nem yıkar.
İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
İstenmeden yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
İstenmeyen aş ya karın ağrıtır, ya baş.
İstersen göl olur, istersen yol olur.
İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
İte pastırma bekletilmez.
İtle çuvala girilmez.
İtle dalaşmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.
İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.
İyi kocan var gir oyna çık oyna, kötü kocan var gir ağla çık ağla.

Kaçan tavşan büyük olur.
Kadın vardır çerden, çöpten aş eder, kadın vardır pişmiş aşı taş eder.
Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar iyi yaratık yoktur.
Kafa kafa olmayınca, şapka ne yapıversin?
Kalabalıktan dilini, sofradan elini kısa tut.
Kapanması güç olan kapıyı açma.
Kapıda yetişen tosunun değeri olmaz.
Kar mı soğuk söz mü soğuk.
Kar yağdığı gün savrulur.
Karpuz kesmekle yürek soğumaz
Kasap dükkanında et kokmaz.
Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
Kayaya tos vuran, acısını kendi çeker.
Kazan kaynadığı yerde taşar.
Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
Keçinin gürdüğü, çobanın deyneğine sürtünür.
Kedi sirke içmez.
Kedinin gürdüklüğü samanlığa kadardır.
Kendi gözündeki kirişi görmeyen, elin gözünde çöp arar.
Kendi küsen kendi barışır.
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
Kimse komşusuna gereksinim duymayacak kadar , zengin değildir.
Kork nisanın beşinden, öküzü ayırır eşinden.
Korkulu düş görmekten, uyanık durmak yeğdir
Köpeğe dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak iyidir.
Köpeği öldürene sürüttürürler.
Köpeğin duası geçse, gökten kemik yağar.
Köpeğinin hatırı yoksa, sahibinin hatırı vardır.
Köpek köpeği ısırmaz.
Köpek neylesin takkeyi tingilderken düşürür.
Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın.
Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur.
Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Kuzguna yavrusu şahin görünür.

Martta yağmasın, nisanda dinmesin
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
Mirasa “nereye gidiyorsun?” demişler “esip yağmaya, sürüp savurmaya” demiş.
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olur.
Mum dibine karanlık.

Nasipsiz köpek kurban bayramında köy dışında bulunur.
Nasipsiz köpek, kurban bayramında dağa çıkar.
Ne ekersen, o’nu biçersin.

Oğlan babadan öğrenir meclis gezmeyi, kız anadan öğrenir sofra yazmayı.
Oğlan yemiş oyuna, çoban yemiş koyuna gitmiş.
Oğlanın şaşkını, babasının zenginliğini metheder.
Okuz altında buzağı aranmaz.
Olacak oğlan gelişinden belli olur.
Olgun bir insanı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit bir insanı dost edinmek isterseniz, methedin.
Olsa ile bulsayı ekmisler, hiç bitmis.
Oynayacak adam, kağnı gıcırtısında da oynar.
Oynayamayan gelin; “Yerim dar.” der.

Öfke ile kalkan zararla oturur.
Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir.
Ölecek tavşan çomağa karşı gelir.
Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
Ölümü gören, hastalığa razı olur.
Öz ağlamayınca göz ağlamaz
Öz ağlamayınca göz ağlamaz (yaşarmaz).

Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.
Para para kazanır, koçyiğit bağ beller.
Paradır parayı kazanan, koç yiğit bağ beller.
Rüşvet kapıdan girince insaf kapıdan çıkar.

Şapkası dar gelen , başım büyük sanır.
Şaraptan bozma sirke keskin olur.
Şeytanla saman eken, sapını alır.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.
Tasa doyurur, acı acıktırır.
Tavuk değindiğinden, deli düşündüğünden belli olur.
Tazının topallığı tazı görünceye kadardır.
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş.
Tilki inine kadar kovalanmaz.
Tilki tilkiliğini bildirene kadar, post elden gider.
Tok evin aç köpeği.
Toprak diye avuçladığın sarı altın olsun.
Tuzsuz koyun tuzlu koyunu yalaya yalaya bitirirmiş.

Uşağı işe koş, sende ardına düş.
Üveye etme özünde bulursun, geline etme kızında bulursun.
Üzerine laf düşmedikçe konuşma.

Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Varsa pulun, herkes kulun.

Yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Yağmurlu gün tavuk su içmez.
Yaralı tavşana sıkı atılmaz.
Yardımcının yardımcısı olur.
Yattığı ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
Yenecek aş, buğundan belli olur.
Yeni testi suyu soğuk tutar.
Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
Yıl harmansız kalmaz.
Yiğidi öldür, hakkını yeme.
Yiyen bilmez doğrayan bilir.
Yoğurdum ekşi diyen olmaz.
Yolu sormak, kaybolmaktan iyidir.
Yuvarlanan tas yosun tutmaz.
Yuvayı dişi kuş yapar.

Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır.
Zenginin ayakucunda uyuyacağına, fakirin başucunda uyu.
Zenginin gönlü olasıya, fakirin canı çıkar.
Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar.
Zenginin malı, fakirin ağzını yorar.
Zenginin malı, fakirin dölü kıymetli olur.
Zenginlikle sıcaktan zarar gelmez. Ekmeğin büyüğü , hamurun çoğundan olur.
Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
El ağzına bakan, karısını tez boşar.
El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Eli hamur karnı aç.
Elin ekmeği kanlıdır silebilen yer.
Elin ölüsü ele güler.
Emanet atın dişi arpa yerken kırılır.
Emek olmadan yemek olmaz.
Er çıkan yol alır, er evlenen döl alır.
Erkeği er eden de karıdır, eriden de karıdır.
Eşeğin yavrusu sıpa, terbiyesi sopa.
Eşek eşeği ödünç kaşır.
Eşek hoşaftan ne anlar (anlamaz).
Eşek kızınca beygiri koyup geçer.
Etme kulum bulursun, İnileme ölürsün.
Evinden çıkan deli olur, başında bin hali olur.
Evlenmeden önce gözlerini açmayanlar, evlendikten sonra gözlerini kapamaya mecbur kalırlar.
Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
Fırsat eldeyken sürün devranı.
Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.Görünen köy kılavuz istemez
Gülme komşuna gelir başına
Güneş giren eve hekim girmez
Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
Gittiğin yer kör ise, gözünü yum da bak.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Gabbe içerden olunca, kapı tırkaz tutmaz.
Gevşek tükürüğün sakala zararı vardır.
Göl yerinden su eksik olmaz.
Gönlün sevdiği, ya kürklü olur ya kepenekli.
Görünen dağın ardı yakındır.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Güvenme dayına, ekmek al yanına.
Göz, mideden büyüktür.
Gençler sadık olmak ister, yapamazlar. Yaşlılar, sadık olmamak ister, yapamazlar.
Güzellik, tabiatın kadına ilk verdiği ve ilk geri aldığı hediyedir.
Haydan gelen huya gider
Hem kız, hem baldırı düz hem de ucuz olur mu
Her akla geleni işleme her ağacı taşlama
Her koyun kendi bacağından asılır
Horoz ölür gözü çöplükte kalır
Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.
Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
Hıdrellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
Hamballıkla tembellik bir arada olmaz.
Harman yelinen, düğün elinen.
Her akıl bir olsa, küçük mala çoban bulunmaz.
Her evin işi, her dağın kışı kendinedir.
Her yokuşun bir inişi vardır.
Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.
Hünersizin gömleği dikilmiş gelir.
Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil
Her insan yanlış yapabilir ancak büyük insanlar yanlışlarını anlar.

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top