Çarşamba , Temmuz 23 2014
Son Haberler
Anasayfa / Türkçe Edebiyat / Şiirler / Atatürk uzun şiirleri

Atatürk uzun şiirleri

Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk uzun şiirleri
ATATÜRK

Karanlık gecelerde parlayan yıldızımız,
Aydınlattığın yolda bitmeyecek hızımız,
Senin ilkelerinle, aktır alınyazımız.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

Senin emrinle erdik bu uygarlık çağına,
Seni yazdık vatanın her karış toprağına,
Devrimin ulaşacak ölmezlik kucağına.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

Türküm diyen çok mutlu, eserinle dopdolu,
Yürüyoruz dipdiri, sen gösterdin bu yolu,
Bir çizgiye getirdik düz ettik sağı-solu.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

Seni okur yazarlar, okullarda çocuklar,
Üzmesin hiç ruhunu sapıtanlar, sapıklar,
Mehmetçik hazırolda, bak bitişik topuklar.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

Anadolu’mda sabah, sen batmayan güneşim,
Mutluluğum seninle, özgürlük benim eşim,
Yaktın onu ruhumda, sönmeyecek ateşim.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

Edirne’den selamlar, Ardahan’dan selamlar,
Çanakkale’den, Van’dan, tüm vatandan selamlar,
Damarında dolaşan, asil kandan selamlar.

Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük
Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk…

Mehmet Bozkurt ESENYEL

ATATÜRK İÇİN

Afganlı kadınların gözlerini gördünüz mü?
Korku mu vardı,
Çaresizlik mi bilinmez,
Ama bir eziklik ve bir hiçlik,
Anlaşılması güç değil,
Bir terkedilmişlik..

Atatürk ne yapmıştır anlamak için,
Afganlı kadınların gözlerine bakın
Ve düşünün önemini bir ülkeyi kurtaranın,
Değerini o ülkede insan olmanın.

Düşünmek yaşarken bir insan gibi,
Dünü, bugünü, yarını,
Anlamak yaşananı,
Tanımak Mustafa Kemal’i
Tapınmadan, redetmeden anlamak,
Ruhuna selam göndermek,
Kabrine bir çiçek koymak,
Sessizce teşekkür etmek,
O deniz bakışlı gözlerine
Dalıp gitmek..

Kim kaldı yirminci yüzyıldan?
Lenin’in ülkesi,
Tito’nun ülkesi dağıldı.
Mao’nun ülkesi liberal,
Hitler mitler yok oldu zaten.
Var mı dimdik ayakta başka biri Atatürk’ten?
Gözlerine bakın onun,
Deniz derinliğindeki gözlerine,
Sevincine,
Hüznüne,
Herşeyi anlatan o güzel gözlerine
Ve yol gösteren sözlerine.
Boş laflarla anmayın onu,
Anlamaya çalışın.
Zor değil anlamak,
Dünya evinizde
Ve hergün seyrinizde.
Onun gösterdiği yöne bakın,
Bir de aksi yöne,
Aksi yönün ucunda Afganlı kadınlar var.

Mustafa Kemal
Ve arkadaşları
Ve onların uğruna savaştıkları bu ülke
Şimdi ellerimizde,
Dünya önümüzde.
Hiç bilmeseniz de onun mavi gözlerini,
Dahi beynini,
Bir sorun kendinize,
Nasıl kuruldu bu devlet,
Nasıl oluştu bu millet?

Ve bir illet gibi yakamıza yapışan
Tüm yeteneksizlere rağmen,
Hala varız ve ayaktayız
Çünkü pekçoğumuz
Yüreğimizde Mustafa Kemal’i taşımaktayız..

Sana bin şükran
Atam!
Nasıl yaşanırdı bugünler
Ülkeyi sen kurtarmasan?

Oğuzkan BÖLÜKBAŞI

Emanete hıyanet edenler vardır
Hazmedemiyor, yutamıyoruz Atam
Vatan, millet kimin umurunda
Kabrine gelmeye utanıyoruz Atam.

Temellerine layık kuramadık yapıları,
Bize umut oldu el kapıları,
Yine önümüzde Sevr tabuları,
Senin gibi yırtıp atamıyoruz Atam.

Dedemin kurumadan toprakta kanı,
Bölmeye kalktılar aziz vatanı,
Herkes kurtarmaya çalışıyor günü
Sensiz kendimize yetemiyoruz Atam…

- II -

Yigittin, yürekliydin, örnektin bize,
Çalıştın başardın çıkardın bizi düze.
Biz meydanları bıraktık üç beş soysuza.
Hainleri zindalara atamıyoruz Atam.

Alev alev yanıyor yurdun her yanı.
Oluk oluk akıyor milletin kanı.
İdareden aciz kaldık vatanı.
Yatağımızda huzurlu yatamıyoruz Atam.

Mezarında da rahatsız ederiz seni.
Çok erken yitirdik ararız seni.
Bir tek yüreğimizde buluruz seni.
Kendimizi ayakta tutamıyoruz Atam…

İlhan KIRCA

ATATÜRK BİR ÇIKIŞTIR, VARIŞ DEĞİL

Atatürk bir çıkıştır, varış değil.
Varmak tükenmek demek, Atatürk tükenmez,
varmak ölüm demek, Atatürk ölmez.
Ben ölürüm, benimle bir eksilir Atatürk,
sen doğarsın, o doğar, başkaları doğar;
sizinle bin doğar, bin çoğalır, bin yücelir,
dünya sürer, yaşam sürer, sürer Atatürk.

Atatürk bir yönün adı, özgürlüğe, uygarlığa, ileriye
bir parlamış, bir sönmüş, işte yolun demiş,
Atatürk bir ufkun adı, dağın değil,
Himalaya kadar bile olsa, dağın değil.
Dağ durur, oysa ufuk yürür.
Her ufukta Atatürk büyür.
Her ufukta yenilenir bir kez.

Atatürk bir ilk hızdır doğadaki,
tohumu çatlatan bir güç,
kozayı delen ilk vuruş,
kuşun kanadındaki ilk günü,
koş demiş, atıl demiş sana, durulur mu?
Atatürk durmuş mu ki sen durasın?
Atatürk susmuş mu ki sen susasın?
Atatürk ölmüş mü ki sen ölesin?

Atatürk bir kavganın adı, her gün yenilenen,
her gün değişen düşmana karşı.
Bilgisizliktir bu düşmanın adı çok kez,
geriliktir, aptallıktır, dönekliktir.
Çıkarcılık, neme gerekçilik, vurdumduymazlık,
korkaklık, eyyamcılık, yalancılık,
bir bakarsın topla tüfekle yürür üstüne,
bir bakarsın gülücüklerle, okşamalarla gelmiş,
bir bakarsın, seni ta içinden kemirir bir kurtçuk.

Atatürk bir ak törenin, bir buluncun adı,
her gün bizi bir kez daha uyaran,
her gün bizi bir kez daha yürüten doruğa.
Yiğitliğe, namusluluğa, doğruluğa,
her gün bir kez daha yarışalım diye kendisiyle,
o en güzele, en yüceye, en doğruya…

Orhan ASENA

AĞIT

Yok gayri bizlere uyku dünek vay,
Kime bel bağlayak, kime dönek vay,
Vay amansız ecel, alçak felek vay,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Ağla gözüm ağla, yaşlar dil olsun,
Kurumuş dereler baştan sel olsun,
Çiçek kara açsın, çayır kül olsun,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

En büyük, en güzel, en yiğit kayıp,
Dereler denizler çağlar ağlayıp,
Rabbim de gözyaşı dökmezse ayıp,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Her gittiği yerde o şan verirdi,
Aslan bakışını görse erirdi,
Kaşları yeleden nişan verirdi,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Bakışları şimşek gibi çakardı,
Yarını görürdü, düne bakardı,
Kürsüye çıktı mı, arşa çıkardı,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Her belâyı önler, arda atardı,
Dermandı her dalda, hemen yeterdi,
Babamızdı, elimizden tutardı,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Kaybını yıldızlar bile bileler,
Kırıla kanatlar, sola yeleler,
Kurt kuş duyup cenazene geleler,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Millet Atan gitti, başın sağ olsun,
Ölümü devr açsın, yeni çağ olsun,
Dağlar birer birer yanar dağ olsun,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Gitti, her ocağın söndü alevi,
Yeryüzü dediğin bir ölü evi,
Cihan türbe olsa almaz o devi,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Dönmüş denizler gözyaşı taşına,
Dünya ortak çıkmış Türk’ün yasına,
Her evden bir ölü çıkmışcasına,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Gökler ağıtlardan titriyor kat kat,
Düştü üstümüze gerilen kanat,
Onsuz dünya yarım, insanlık sakat,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

O hep dolu tuttu, boş atmadıydı,
Söz verince yaptı, aldatmadıydı,
On beş yıl tek burun kanatmadıydı,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Bizdendi sevinci, bizdendi derdi,
Biz uyurduk, o bizleri beklerdi,
Uyudu, nöbeti bizlere verdi,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Kuru yapraklara benzedik bu güz,
Her göz kan içinde, sapsarı her yüz,
Milyonlarız bir babadan öksüzüz,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Gök düşsün toprağa, toza belensin,
Mezarına gece yıldız elensin,
Şehitler doğrulsun, nöbet dolansın,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Dünya hem kahr olur, hem onu gömer,
Yıldızlar kandildir, semalar kemer,
Sus, boğulayazdın, sus Aşık Ömer,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı…

Behçet Kemal ÇAĞLAR

ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

Siz beni hâlâ anlayamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş “Yıl 1919, Mayıs’ın 19′u” diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
Mustafa Kemal’i anlamak bu değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..

Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin .
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemal’i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal’in ülküsü, sadece söz değil ..

Bana, muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan .
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemal’i anlamak avunmak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..

Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların .
Mustafa Kemal’i anlamak göz boyamak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil .
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar .
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Mustafa Kemal’i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken .
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemal’i anlamak itişmek değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla .
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemal’i anlamak aldatmak değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil …

Halim YAĞCIOĞLU

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.
Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.
Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.

- V -

Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!
Savaş girer gibi yetiş bize!
Yetiş bize, çöllerde bile olsan!
İnanç doldur, güç doldur içimize!

Bin kere yurdumuzu kurtaran!
Bir görseydin ağlardın hâlimize!

Kuşun kanadında türküler
Kemal Paşanın gönlüne vardı,
Cevabından önce kendi geldi.

- VI -

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı,
Selâm durdu kayığı, çaparı, takası,
Selâm durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman,
Duman değildi bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil!
Sarılan anayurda,
Kemal Paşanın kollarıydı.

Selâm vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan,
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemal Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi.
Erzurum’a kadar.

Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa
Atının teri kurumadan
Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde

- VII -

Bir selâm gibi gitti Erzurum’a,
Bin selâm gibi geldi Sivas’a Erzurum’dan.
Dağlar alçaldı yol vermeğe,
Temizlendi ılkımından karından.

Analar, bacılar yola döküldü,
Cephane taşıdı arkasından.
Irmaklar suyundan faydalandı,
Ağaçlar dalgasından.

Yer gök inledi bir yol daha
Kurtuluş savaşından.

Düşman koymuş meydanları kaçıyordu.

- XI -

Kattı Kemal Paşa’nın ordusu düşmanı uğruna
Pişman eti anasından doğduğuna.
Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,
Veryansın etti topçu,
Veryansın etti piyadeler.

Kattı Kemal Paşa’nın ordusu, sürdü gitti,
Yetiştikçe vurdu düşmana.
Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana
On beş günde İzmir’i dar buldu,
Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

Kaçtı gemiler.
Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı,
Ahmet’ler, Bekir’ler, Ali’ler,
Mahmut’lar, Kâzım’lar, İsmail’ler
Peşlerinden yettiler,
Diz çöküp Kordonboyu’na
Ta yürekten çekip tetiği
Gemilere yaylım ateş ettiler.

Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!
Atının teri kurumadan
Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde.

- XII -

Sana borçluyuz ta derinden
Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
Hasta, yorgun düşmüştük
Yaralarımızı iyice sardın ..

Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
Sanatkardın, denizler kadar engin
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin ..

Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
Yüzyıllar boyu geri kalmış
Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış ..

Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden
Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
“Öğün, çalış, güven” ..

Sana borçluyuz ta derinden
Işığısın bu yurdun
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun ..

Hürriyeti sen yaydın içimize
Halkçıyız dedin halk içinden
İnançta hür yetiştirdin bizi
Borçluyuz sana ta derinden ..

Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
Bu milleti temiz ellerin
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemal’lerin…

Cahit KÜLEBİ

Sponsorlu Bağlantılar

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top