Pazartesi , Temmuz 28 2014
Son Haberler
Anasayfa / Egitim / Atatürk / Atatürk’ün Atatürk İlkelerine Yansıyan Düşünceleri

Atatürk’ün Atatürk İlkelerine Yansıyan Düşünceleri

Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün Atatürk İlkelerine Yansıyan Düşünceleri
- Atatürkçülük, her türlü gericiliğe, tutuculuğa, bağnazlığa, yobazlığa ve boş inançlara doğa dışı düşüncelere kesinlikle karşıdır; çünkü akılcıdır. Çağımızın bilimsel düşüncesini, düşünce özgürlüğünü ve onun yol gösteticiliğini benimsemiştir. Lâiklik ilkesi, O’nun temel ilkelerinden olup dinsel inançlara saygı duyarak dünya işlerini, devlet işlerini onların dışında yürütmeyi öngörür.
2 – Atatürkçülük, baskı, korku ve bütün toptancı (totaliter) yönetimlere kesinlikle karşıdır; çünkü özgürlükçüdür. İnsanın doğudan hak ve özgürlükleri olduğuna ve bunlara saygı gösterilmesi gerektiğine inanır.
3 – Atatürkçülük, insana değer vermeyen, onu sömüren bir düşünce ve tutuma karşıdır; çünkü insancıldır, insanlık-değerlerin ve haklarına saygı gösterilmesini ister. Herkesin insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilmesi, başlıca amaçlarındandır. Bu yönü ile de evrenseldir.
4 – Atatürkçülük, bilim dışı her yönteme ve uygulamayâ kesinlikle karşıdır; çünkü bilimci ve gerçekçidir. Bundan dolayı da dinle dünya işlerini birbirinden ayırmıştır.
5 – Atatürkçülük, ırkçılığa ve saldırganlığa (Emperyalizme) kesin olarak karşıdır; çünkü ulusçudur, barışçıdır. Yurtta barış, dünyada barış ilkesini savunur.


6 – Atatürkçülük kendini Türk bilen, Türküm diyen herkesi Türk sayar.
7 – Atatürkçülük, erkek ve kadın ayırımı yapan her düşünceye karşıdır; çünkü toplumun içinde kadının çok önemli bir yeri olduğuna inanır; kadınla erkek arasında hak eşitliğini ilke sayar.
8- Atatürkçülük, kültürde ve dilde yabancılaşmaya kesinlikle karşıdır; çünkü ulusal kültürün ve dilde bağımsızlığın, siyasal bağımsızlığın da koşullarından olduğuna inanır.
9 – Atatürkçülük, her türlü iç ve dış sömürrüye karşı olduğundan Emperyalizme ve Feodalizme de karşıdır. Atatürkçülük ve Atatürkçü ulusçuluk, ulusal değerlerin, varlıkların sömürülmesini kesinlikle reddeder.
10 – Atatürkçülük, halkın katılmadığı her türlü yönetime ve girişime karşıdır; çünkü gerçek ânlamıyla halk egemenliğinden ve halk yönetiminden yanadır.
11 – Atatürkçülük, üretim ilişkilerine dayanan sınıfların varlığını yadsımamakla birlikte, bu sınıfların çatışmasını kesinlikle reddeder. Çünkü iş ve uğraş kümeleri arasında iç barışı sağlayıcı nitelikte örgensel (Organik) bir dayanışma ve bütünleşmeyi amaç bilir.
12 – Atatürkçülük, yeni Türk Devleti’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan çâğdaş ve ulusal değerlerin birleşimi bir Dünya görüşüdür. Bu özelliğiyle aynı zamanda Türk yurdunun, Türk tarihinin, Türk halkının bütünlüğüne ve gerçeklerine dayanan ulusal bir görüştür, ileriye, yeniliğe açık devrimci bir yoldur ve halkımızı Ortagağ’dan modern çağa yönelten ilerici bir davranıştır.
13 – Atatürkçülük, Kapitalist ve Sosyalist bloklar dışındaki geri kalmış dünya ulusları için de bir meşal olmuştur. Çünki sömürülen ve ezilen ulusların uyanması ve kalkınması yolunda başlatılan ve başarıya ulaşan ilk ulusal kurtuluş devrimidir. Bu açıdan da yine evrenseldir ve tüm ezilen uluslar için yeni bir kurtuluş yolu olmuştur.
14 – Atatürkçülüğün, ilkeleşen başlıca hedefleri, ulusal tam bağımsızlık, çağdaşlaşma, ulusal egemenlik, lâyiklik, halkçılık, ulusçuluk, devletçilik ve cumhuriyetçiliktir. Bu hedeflere, bu ereklere ne ölçüde kavuştuğumuz, ulusça bunların neresinde olduğumuz her zaman tartışılmalıdır, tartışılacaktır da. Yeni kurulan devletin dışâ karşı tam bağımsız olması, içte de ulusal egemenliğe dayanan bir yönetimi (Demokratik ve Lâyik Cumhuriyet) öngörmesi ve toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin bile üstüne çıkarmak istemesi, Atatürkçülüğün aynı zamanda temel ülküsüdür. Bu ülküsel hedeflere, örneklere ulaşabilmek için O’nun yukarıda anılan altı ilkesi bir yönüyle hedef; bir yönüyle de araç olarak düşünülebilir.

Atatürk ilkeleri tek tek ele alınıp yorumlanamaz ve ayrı ayrı, uygulanamaz bir bütündür. Atatürk devrimi ve Atatürkçülük, belirli siyasal yönlerden değil, Türkiye ve dünya gerçekleri açısından önyargısız olarak değerlendirilmelidir. Temelinde akılcı, deneyci çağdaş bir felsefe yatan Atatürkçülük, en büyük düşünürü ve uygulayıcısı yine Atatürk’ün kendisi olan Türk Hümanizmasıdır denilebilir. Bu görünüşüyle büyük bir yapı, görkemli bir yapıt olan Atatürk devriminin bütünlüğü, Türk toplumuna olduğu kadar, çağdaş dünyaya da Türk ulusunun çok değerli bir katkısı olmuştur. Ve bunun en büyük onur payı Atamızındır.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar
    /atatürkün atatürk ilkelerine yansıyan düşünceleri kısaca

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top