Son Haberler
Anasayfa / Egitim / Coğrafya / Ege Bölgesinin Turistik Yerleri

Ege Bölgesinin Turistik Yerleri

Sponsorlu Bağlantılar

Ege Bölgesinin Turistik Yerleri
EGE KIYILARI
Ege kıyılan Türkiye’nin en güzel yerlerindendir. Büyüleyici bir sahil şeridi ve temiz sulara sahiptir. Etrafı zeytin bahçeleri, çam ağaçları ve kayalıklarla çevrili plajları vardır. Bölgenin 5000 yıldan fazla olan geçmişi, kültürü, mitolojisi, popüler tatil köyleri, eski uygarlıkların kalıntıları vb. her türlü insanın ilgisini çekecek bir yer mevcuttur. Sahil yolu boyunca her zevke ve bütçeye uygun barınma yerleri vardır. îşte bu eşsiz bölgemizde bulunan turistik yerler :

BALIKESİR > Ayvalık
îyi korunmuş eski kent dokusu, doğal güzellikleri, plajları, konaklama ve yeme içme tesisleriyle yörenin en önemli turizm merkezlerinde biridir.
Ayvalık’ın en güzel yanlarından biri hemen hepsi uçuk renkli taş evleri arasında, taş döşeli sokaklarda dolaşmak, yüz yıl önceden kalmış yapıların kapı tokmaklarına, alınlıklarına işlenmiş motiflerdir.


Eski kiliselerin çoğunun sonradan camiye çevrildiği Ayvalık’da bulunan, en ünlü kilise Taksiyarhis Kilisesidir. ikonalar ve balık derişi üzerine işlenmiş aziz portreleri ile 130 yıllık geçmişi yansıtan kilisenin, geçtiğimiz yıllarda ikonunun çalınması nedeniyle günümüzde ziyarete kapatılmıştır. Ali Bey Camisi, Saatli Cami, gene kiliseden çevrilen Yeni Cami ile Abdülhamit döneminde yapılmış olan Hamidiye Camisi başlıca tarihi eserleridir.

• Sarımsaklı Plajları
îlçe merkezine 5 km uzaklıktaki geniş kumsallı uzun Sarımsaklı Plajları, beş yıldızlıdan pansiyona kadar her sınıftan konaklama tesisi, orta kalitedeki lokantalarından küçük büfelerine kadar Ayvalık’ın en önemli turistik yöresidir. Denizi sığ ve kumsalı güzeldir.
• Cunda (Ali Bey ) Adaşı
Adı ada olmasına rağmen karayolu bağlamışı bulunan Cunda, Ayvalık akşamlarının en canlı yeridir. Deniz kıyısında açık alanları bulunan bir dizi balıkçı lokantası yan yana sıralanır.
Cunda güzel lokantaları yanında zeytin ağaçları ve çamlar arasında doğa yürüyüşü yapma imkanı sağlamaktadır.
• Şeytan Sofrası
Ayvalık çevresini, körfezin koylarla ve zeytinliklerle süslenmiş güzel manzarasını çepeçevre görebilen tepe merkeze 5 km uzaklıktadır. Efsaneye göre şeytanlar her akşam burada buluşup yemek yerlermiş. Kaya üzerindeki ayak izine benzeyen şeklin de şeytanın ayak izi olduğu söylenir.

İZMİR
Uzun ve dar bir körfezin basında bulunan, gemiler ve yatlarla çevrelenmiş bir şehirdir. İklimi ılıktır, yazları denizden gelen serin rüzgar yazın bunaltıcı sıcaklığım azaltarak rahatlatıcı bir hava meydana getirmektedir.
Bahçelerde, balkonlarda, kapıların ve pencerelerin önünde, her yerde çiçekler vardır, îzmir kadar çiçekli bir kentimiz yoktur.
Güney duvarları ve batı burçları ayakta olan kadife kale Hellen ve Roma dönemi taş işçiliğinin izlerim taşır. Kalenin yakınında bulunan, uzun yıllar sahil tarafından yukarıdaki Halil Rıfat’a taşıt olarak kullanılan ve geçen yıllarda çevresi ile birlikte düzenlenerek yeniden çalıştırılan asansör ülkemizdeki en ilginç taşıttır.
İzmir’in gezilebilecek diğer önemli yerlerinden bazıları namlusunda sürekli bir güvercin olan Hasan Tahsin Heykeli, Saat Kulesi, Konak îskelesi ve Kemer Altıdır.
Kemer Altı, eğri büğrü sokakları, işportacıları ve şık mağazaları ile çok canlı bir çarşıdır.
Eski yerleşim bölgesi Bayraklı’ da yapılan kazılarda M.Ö 925 yılma ait olduğu belirlenen ev ortaya çıkarılmıştır. Antik Kentten çok önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Kazılar hala devam etmektedir.
Ege’nin tarihi zenginlikleri Konak Meydanı yakınındaki Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Bergama
Antik çağda dünyanın kültür ve sanat merkezlerinden biri idi. Kentin güneyindeki Şadırvan Camisi, kuzeydoğuda Bergama Çayı kenarındaki Ulu Cami, Hükümet Konağı yanındaki Kurşunlu Cami kentteki en önemli Osmanlı Dönemi yapıtlarıdır.
• Bergama Müzesi
Şehir merkezinde bulunan Bergama Müzesi’nin Arkeoloji Bölümünde Tunç çağından Bizans’a kadar yaşanmış uygarlıklardan buluntular sergilenmektedir. Müzenin bir de Bergama ve çevresinin halk kültürü ürünlerinin sergilendiği etnografya bölümü vardır.
• Pergamon
Pergamon antik kenti yüksek bir tepeden ovaya doğru yayılmıştır. Tepede Akropol, Athena Tapmağı, kütüphane, kral sarayları, tiyatro, Trajan ve Dianisos tapınakları, şimdiki Bergama’da Kızıl Avlu ve Ovada Asklepieion kenti kalıntıları gibi çok sayıda tarihi eser vardır.
Bir kültür kenti olan Bergama’da dinsel yapılardan çok kültürel yapılar öne çıkmaktadır. Büyük Tiyatro’da oyunların yanı sıra düşünürler ve şairler eserlerim sunarlardı.
Tiyatronun üstü kitaplıkta ve kitaplığın hemen arkasmda da bilim kültür işlerim yürüten kralın
sarayı yer alıyordu.
• Yukarı Kent
Yukan Kent, kral ailesi, aydınlar ve komutanların oturdukları, gezdikleri ve toplantı yaptıkları yerdi. Yukan Kent’in Akropolünün ana girişinin yarımda bulunan kent duvarı hala ayakta durmaktadır.
2

• Tiyatro
Dik bir yamaçta yükselen ve Helenistik dönemin en güzel mimari eserlerinden biri olan tiyatro 80 sıralıdır ve en üst sırası orkestra yerinden 36 m yüksekliktedir.
Tiyatronun üstündeki terasta bulunana Athena Tapınağı’nm temellerinden parçalar ile batı kanadı kısmen kalmıştır. Buradaki sütun ve baştaban parçaları Berlin müzesindedir.
• Orta Kent
Daha az okumuşların yaşadığı yerdi. Kent çeşmesi, 21 m uzunluğunda, 3.15 m genişliğinde bir yapıdır. Ön duvarın iç yüzünde su kaplamım çarpmalanndan doğan aşınma görülebilmektedir.

Foça
Taş sokakları, küçük eski evleri, güzel koyları, denizin sevdahsı balıkçı tekneleri ile sıcacık bir atmosfere sahiptir. Eski ve yeni Foça arasında denizi izleyerek kıvnia kıvnia güzel koyları izleyerek uzanan bir yol vardır. Foça için söylenen bir çok söylenti vardır. Bunların hepsi de bu güzel yöremize yakışmaktadır.
îlki 1913 – 1920 arasında Fransız Arkeologu, sonraki 1951 -1955 arasında Prof. Ekrem Akurgal tarafindan yapılan Foça kazılannda bulunan eserler îzmir Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Foça’nın 7 km doğusunda bulunan yolun kuzeyinde yükselen 4.5 m yüksekliğindeki kaya anıtı îran etkisi göstermesi bakımından ilginçtir. “Şeytan Hamamı” olarak nitelendirilen mezar da kayaya oyulmuştur ve Lidya mezarlanna benzemektedir.
Küçük Deniz ve Büyük Deniz diye iki koya ayrılan Foça tatilcilerin yanında îzmir’lilerin hafta sonu balık yiyip içki içmek için günü birlik gezi için de tercih ettikleri bir yerdir.
Aynca Foça nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan ve korunma altına alınan Akdeniz foklannın barınağıdır.

• Dikili
Dikili, özellikle îzmir’li gençlerin tatil yeridir. Her yıl düzenlenen kültür – sanat ağırlıklı festivali de aydın çevrelerin ilgisin! çeker. Festival, aynı zamanda Türk – Yunan dostluğuna yönelik çabaları da içerir.
Dikili, Bergama’yı gezmeye deniz yoluyla gelen turistlerin giriş kapısıdır.
Çevrede Dikili, Bademli, Nebiler, kaplıca ve ılıcaları vardır. Bergama’dan gelirken Kale Tepe üzerinde Atemeus Kenti’nin kalıntıları görülür.
Dikili Körfezi’nin güneyinde daha büyük olan Çandarü Körfezi tatil açısından daha çok îzmir’lilerin yazuklannm bulunduğu bir yerdir. Ada bulunan körfezinde bol miktarda balık çıkar.
Yöredeki antik kent Pithane’de yapılan kazılarda M.Ö 625 – 500 yılları arasında yapılmış vazolar, küçük sanat eserleri bulunmuştur. Buradan çıkarılan eserlerin bir bölümü istanbul, bir bölümü de îzmir Arkeoloji Müzesi’ndedir. Arkaik bir heykel ve bazı parçalar da Bergama Müzesi’nde sergilenmektedir.

• Çandarh
Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri Çandarh’dadır. Kalenin 13. veya 14. yy’da Ceneviz Şövalyeleri tarafindan inşa ettirilmiş olduğu bilinmektedir.
Güzel plajları olan Çandarh ve Dikili Körfezleri Aliağa’daki petrol ve gemi sokum tesisleri tarafindan kirletilmektedir.

Çeşme
izmir’den 81 km uzaklıkta olan ve otoyolla ulaşılan Çeşme, ilçe merkezi ve ıhça olarak iki bölümdür. Dış ve iç turizm yanında yazlık evleri ile izmir’in gözde sayfiye yeridir. Sığ denizi, uzun güzel kumsalları, sıcak yaz günlerim serinleten imbat rüzgarı ve Uluslararası Şarkı Festivali ile de ilgi çeker. Üçe merkezi dar sokakları, küçük eski evleri ile şirin bir tatil merkezidir. Çeşme kalesinde küçük çaph bir silah müzesi vardır, izmir sosyetesinin gözde sayfiyesi olan Çeşme’nin geceleri yöredeki iyi diskolarla canlı geçer. Geceyi daha sakin geçirmek isteyenler için şirin bir koy olan Dalyan ideal bir mekandır.
Aya Yorgi’de sakin bir koy ve balıkçı lokantaları vardır, îlçe merkezinde günümüzde otel olarak kullanılan kervansaray vardır. Çok iyi durumdaki kervansarayın orta avlusu kaim taş duvarlı odaları ile sıcak yaz günlerinde serin bir sığınaktır. Çeşme’nin hemen karşısında Ege adalannın büyüklerinden Sakız Adaşı bulunur ve çıplak gözle görülecek kadar yakındır.

Selçuk-Efes
Efes, Türkiye’de tarihi zenginliklerin en çok olduğu ve ülkemize en çok turist çeken yerdir. Efes, yüzyıllar boyunca nice insanın emeğiyle yaratılmış, gün ışığına çıkartılmak için nice emekler verilmiştir.
• Ayasulluk Tepesi
Burada halen ayakta durmakta olan sur, Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde yapılmış, sonradan Selçuklular Dönemi’nde büyük restorasyona uğramıştır. Kale duvarındaki ana giriş kapışı, Roma yapılanndan, stadyumdan sökülen taşlardan yapılmıştır. Tepedeki îsa Bey Camisi ise Selçuklu sanatmın en önemli eserlerinde biridir.
• St. John Kilisesi
Hıristiyan efsanelerinde önemli bir yer tutmaktadır. Ortaçağ boyunca önemli bir ziyaret merkezi olan kilise günümüzde de dinsel amaçlı ziyaretgah olma özelliğim sürdürmektedir. Aziz John’un şimdiki kilisenin bulunduğu yere gelip yerleştiğine ve burada öldüğüne inanılmaktadır. Ortadaki kubbeli bölümde bulunan St. John’un mezanndaki bir delikten çıkan kutsal tozun iyileştirici özelliği olduğuna inanılmaktadır. Kilise sonradan mezarın üzerine kurulmuştur.
• Arkeoloji Müzesi
Selçuk’daki Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen yöresel müzelerinden biridir. Bu müzede Ayasulluk tepesi ve Efes’den buluntular sergilenmektedir.

• Artemis Tapmağı
Efes Artemis Tapmağı, dünyanın 7 harikasından biri sayılmaktaydı. Helen dünyasınm en büyük tapmağıydı ve tamamen mermerden yapılmaktaydı. Günümüze bazı temel kahntılanndan başka bir şey kalmamıştır. Burada yapılan kazılarda bir çok heykel bulunmuştur ve bunlar İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir.
• Tiyatro Gymnasionu
M.S 2. yy’ın başlannda inşa edilen yapının Palaestra’sı (Güreş Okulu) ortaya çıkanimıştır.
• Helenistik Çeşme
Tiyatronun teras duvannın kuzeybatı bölümünde bulunan, iyi bir taş işçiliği eseri olan çeşmenin M.Ö 3 ya da M.Ö 2. yy’da yapıldığı sanılmaktadır.
Efes’in en etkileyici yapışı tiyatrosudur. 24 bin kişilik oturma yeri vardır. 2. ve 3. katlan daha sonra yapılmıştır. Oturma yerlerinin en üst sırası 30 m yüksekliktedir. Günümüzde de konser verilen tiyatro oldukça iyi durumdadır.
• Meryem Ana’nın Evi
îsa Peygamberin annesi Meryem Ana, isa’nın ölümünden sonra havarilerinden St. Jean ile birlikte bugünkü Selçuk’a gelerek burada yaşamış ve burada ölmüştür. Aladağ üzerinde bulunan T biçimindeki ev ve küçük kilise (şapel), hıristiyan dünyasınca kutsal sayılan başlıca ziyaret yerlerinden biridir.
Papa VI. Paul ve Jean Paul’un ayn zamanlardaki ziyaretleri ünü daha da artmıştır. Özellikle dini yönünden dolayı bölgeye oldukça fazla turisti çekmekte ve bu açıdan iyi bir döviz kaynağı olmaktadır.
Selçuk – Efes’deki diğer önemli yerler Ephesus Ören yeri, Belevi Mausoleumu, Şirince Köyü, Celsus Kütüphanesi, Limon Gymnasionu. Bizans Hamamı, Vedius Gymnasionudur.

AYDIN Kuşadası
Ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Efes’in yanı basında oluşuyla geçiş için kısa konaklama, denizi, güzel çevresi ile de uzun süreli tatil için çok tercih edilen Kuşadası, İzmir’e ve havaalanına yakınlığı üe özel bir avantaj sağlar. Kuşadasi’nın sahili, tepeleri, doğuşu ve batışı turistik tesisler ve yazlık konutlarla dolduğundan batıya Pamucak -Özdere, doğuya Davutlar – Güzelçamlı hattına doğru yaydır.
Öküz Mehmet Paşa (Kale) Camisi en önemli îsîam eseridir. Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel örnekleri görülür. Üçede Türkmen Camisi, İki Oluklu Cami, İbrahim Ağa Camisi diğer tarihi camilerdir. Kale Camisi ile aynı dönemde yapılan Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı çok iyi korunmuştur ve otel olarak kullanılmaktadır, îç avlusunun serinliğinde iyi öğlen yemekleri verilir.

Davutlar – Güzelçamü yöresi milli parktır. Güzelçamlı’daki îyon Kentleri Birliği’nin merkezi olan Panionion’dan günümüze çok az şey kalmıştır. Kuşadasi’ndan kuzeye doğru ilk plaj Kadınlar Denizi’dir. Çevresi otellerle çevrilmiş olan açık plaj, kent merkezine 3 km uzaklıktadır.
Güzelçamlı, Küçük ve Büyük Kalamald Plajlan kuzeydeki plajlardır. Burada deniz kumundan çıkan kaynak suyu ve köklerinin yansı denizde olan Ulu Çınar Ağacı görülmeye değerdir. Daha ileride denizden ulaşılabilen Odun îskelesi ve Üyasağa plajları vardır. Güney yönünde Pamucak yeni gelişmekte olan bir turizm bölgesidir.
Dilek Yanmadası, bitki ve yabani hayvan zenginliği ile milli park ilan edilmiştir. Körfezin kuzey uçunda Doğan Bey Bumu’nun doğusundaki liman Sünger Bumu’na uzanır. Limanın kuzeyindeki kısık yarımadasındaki tepede îyonya Kenti Lebedos’un kalıntıları vardır. Sünger Bumu’nun doğusundaki Çam Limanı tekneler için uygun demirleme yeridir.
îç ve dış sefer yapan yolcu gemilerinin uğradığı liman ile yat limanı arasında lokantalar ve kent içi plaj yer alır. Limanın arka tarafinda ise cıvıl cıvıl bir çarşı vardır. Yaz boyunca günün her saatinde kalabalık olan çarşı özellikle geceleri çevredeki otellerden gelip katılanlarla iyice yükünü alır. Kuşadasi’nm en önemli özelliklerinden biri de en sıcak günlerde bile öğleden sonra denizden esen rüzgarın verdiği serinliktir.

Didim
Özellikle uzun ve geniş Altınkum Plajı ile iç ve dış turizmin ilgisini çeker. Kilometrelerce uzanan kumsalın gerisinde bir çok nitelikli otel kurulmuştur. Bu şirin belde günümüzde yoğun yapılaşmanın kıskacında sıkışmış bulunmaktadır. Bütün bunlar rağmen Didim, gerek plajı, kumu, sığ ve temiz denizi, gerekse çevresindeki zengin antik ören yerlerinin varlığı nedeniyle dolu dolu tatil geçirilebilecek bir tatil merkezidir.
Didim’e 15 km uzaklıkta ve Akbük Körfezi uçunda bulunan Akbük Köyü de son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Akbük Köyü özellikle deniz sporları için uygundur. Akbük Plajı da Altınkum Plajı kadar olmasa da ilgi çeker.
• Herakleia ve Bafa Gölü
Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş Söke Ovası. Günümüzden 2000 yıl önce ovanın yerinde büyük bir körfez vardı. Alüvyonların körfezin denize bağlandığı yeri kapatmasıyla Bafa Gölü meydana gelmiştir. Gölün üzerinde 2 ada bulunur.

MUĞLA Bodrum
Bodrum gerek bölgenin gerekse ülkemizin yurtiçinden ve yurtdışından en çok turist çeken yörelerinden biridir. Turizm sektörü burada oldukça gelişmiştir, oldukça fazla sayıda lüks otel ve konaklama yeri mevcuttur. Bu açıdan ülkemizin turizm gelirine katkısı oldukça büyüktür. Özellikle burada gece hayatı oldukça canlıdır. Bu amaca yönelik mekanlarda yine oldukça fazla sayıdadır, îşte Bodrum’un başlıca gezüip görülecek yerleri :

• Bodrum Kalesi
Bodrum ile tanışmaya ilçenin ve denizin seyri ile kaleden başlanabilir. 1415 yılında Osmanlı Padişahı Çelebi Mehmet’in izniyle Rodos Şövalyeleri yapımına başladılar. 100 yıla yakın sürede yapımı tamamlanan kale, 30000 m2 lik bir alana yayılmıştır, îç içe üç sur ve beş kuleden oluşmuştur.

Günümüzde müze olarak kullanılan kalede “Türkiye’nin ilk ve tek su altı müzesi” bulunmaktadır. Su altından, batıklardan çıkardan eserlerle arkeolojik eserler yarımda bir de dünyanın dört büyük koleksiyonu arasına giren “cam koleksiyonu” vardır.
Bodrum Kalesi’nin en ilginç bölümü Karya Prensesi l. Ada’nın konuk odasıdır. Avluda prensesin nasıl canlandınîdığının video filmi seyredilir. Sonra odaya girilir. Bu odada Ada’nın işareti vardır.
Bodrum’un çarşısı da dar sokakları, güzel elişi takılan, renkli giysileri ile hoştur.
• Atlı Spor Tesisleri
Burada iyi cins atlara binilebilir.
• Mausoleion
36 sütunla çevrili îyon tarzı tapınak bölümü, onun üzerine yapılmış 24 basamaklı piramit ve en üstte 4 ath bir araba ile Mausolos ve Artemisia’nın mermer heykellerinden oluşan 42 m’lik muhteşem eserin sadece temelleri günümüze ulaşabilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Mausoleion’daki Mausolos ve Artemisia’nın heykelleri ile ilgili bazı kabartmalar padişahın izniyle îngütere’ye götürülmüştür ve İngiltere Müzesi’ndedir..
• Anfîtiyatro
Onarılarak günümüzde de kullanılabilir hale getirilen tiyatro 2000 kişiliktir.
Bodrum’un içi kat kat beyaz kireçle boyanmış evlerin arasında dolanıp duran kıvrım kıvrım daracık sokakları, evlerin pencerelerinde renk renk sardunyaları, balkonlarda ve bahçelerde duvarlara tırmanan morgovillen ile bir başka diyardır.
Bir zamanlar yağız delikanlıların mavi suların diplerine dalıp sünger çıkardıkları, vurgun yedikleri denizlerde şimdi daha çok balıkçılık yapılmaktadır. Bodrum yapımı guletler mavi yolculuklara çıkar.
• Günlük Tekne Turları
Dolmuş motorları genellikle Oraklar veya Karaincir yönlerine günlük tur düzenlerler. Teknelerin bazıları öğlen yemeği verirler, diğerleri de bir lokanta da mola verirler.
• Bodrum Çevresi
Güvercinlik : Merkeze 25 km uzaklıkta güzel bir koy, karşısında küçük Salih Adaşı koya ayn bir renk katar.
Torba : Merkeze 5 km uzaklıkta Kumsal Plajı, balıkçı barınağı ile denizle çamların birleştiği tatil yöresidir.
Gölköy : Torba’dan Yalıkavak’a giderken sağa dönen dar yol mandalin ve limon bahçeleri arasından geçerek temiz ve sakin bir sahile ulaşır, îşte burası Gölköy’dür.
Türkbükü : Yakın zamana kadar yolu olmadığı için ancak tekneyle gidilebilen Türkbükü, son yularda özellikle sanatçıların ve artistlerin çokça tercih ettikleri bir yer olmuştur.

Yalıkavak : Tepelerin yanında, sahilinde bir basma duran bir yel değirmeni, geniş kumsalı, küçük balıkçı korunağı ile büyükçe bir yerleşim yeridir.
Gümüşlük : Karada ve denizde Myndos kalıntıları görülür. Eskiden buralarda Gümüş Ocakları vardı. Denizi sığ, koyun içinde küçük, ıssız bir adadır. Adada bir çok tavşan yaşar. Yatların demirlemesi için çok uygundur.
Turgut Reis : Yörede Turgut Reis’in bir heykeli vardır. Bu heykelin sırlının neden denize dönük olduğu bilinmez. Rüzgarlı denizi sörf için idealdir. Önünde Çatal Adaşı ve birçok başka ada vardır. Manzarası çok hoştur.
Akyariar : Sahillerinde pek kumsal bulunmayan yarımadanın burada uzunca bir kumsalı vardır. Karşısındaki Yunanistan’a ait olan Kös Adaşı çıplak gözle binaları görülecek kadar yakındır.
Bitez : Gümbet’ten sonraki koydur. Sörf için uygundur. Tepedeki yel değirmenleri, koyunları doğal görüntüsünü oluşturur.
Gümbet : Merkezin plajı konumundadır. Kumsal plajı ve sörf için uygun denizi vardır. Otellerin yanısıra lokantalar, barlar ve birçok eğlence yerleri vardır. Kumsalı ve denizi sığdır.
Bardakçı : Bodrum’un 500 m yakınında 250 m uzunluğunda bir plajdır. Bodrum’un içme suyu buradan sağlanır.
Karadaa : Burada şifalı su ve çamur vardır. Gezi teknelerinin başlıca uğradığı yerlerden olan adadaki mağarada bulunan çamurun cilt hastalıklanna iyi geldiği bilinir. Kraliçe Kleopatra’mn güzelliğim bu çamura borçlu olduğu söylenir.
Kleopatra Plajı: Küçük boncuklardan oluşmuş izlenimi veren ilginç bir kumsalı vardır. Bodrum’un yabancı yatçılannın taktığı adla “Binbir Direk Vadisi” içmeler, yat atölyelerinin bulunduğu yerdir. Yat sezonu kapanıp da tekneler limana ve bakım için kızaklara almdığında yüzlerce direkten oluşan hoş bir görüntüden dolayı bu ad yakıştınîmıştır.
Mavi Yolculuk : Tekneyle sürekli denizde kalarak yapılan geziye “Mavi Yolculuk” adinin verilmesi ve bu gezilerin yaygınlaşması Halikamas Balıkçısı, dostları Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu ve diğer aydınlarla başlamıştır.
Mavi yolculuğun çıkış yerlerinden biri de Bodrum’dür.

Güllük
Kocamış çınar ağaçları, balıkçı kahveleri, lokantaları ve konaklama tesisleri ile bir yanı balıkçı köyü, bir yanı gelişmekte olan turizm bölgesidir.
Beyaz badanalı evlerin kenanna dizildiği taş kaldırımlı sokakları ve Mandalya Körfezi ile Asin Koyu’na bakan yamaçlar arasında yerleşmiştir. Güllük limanı bir ihracat kapısıdır.
• Milas
izmir-Bodrum yolu üzerindeki ilçede eski evler ve sokaklar, Baltalı Kapı, Belçin Kalesi ve Gümüşkesen anıtı görülebilir. Burada duvarları kesme taş işçiliğinin güzel ömeklerinden olan bir tapınak kahntısı vardır. En önemli antik yapışı iyi korunmuş durumdaki Gümüşkesen adlı anıt mezardır.

Marmaris
Marmaris Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biridir. Bu nedenle son on yılda çok sayıda otel-tatil köyü inşaatı yapılmıştır. Fakat şimdi bu yapılaşma durmuştur ve kent merkezine tesis yapımına izin verilmemektedir. Kentin yapılaşması uzaktan hoş gözüksede içine girince hayal kırıklığı yaratmaktadır.
• Marmaris Kalesi ve Eski Kent
Kale, Marmaris eski kent merkezindeki en önemli tarihi yapıdır, îlk kez tornalılar zamanında inşa edilmiştir. Bugünkü kale Osmanlılar zamanında yapılmıştır. Şu an eski kent merkezinde yükselmektedir.
1545 yılmda yapılan kervansaray ve Kemeraltı mahallesindeki ibrahim Ağa Camisi, bugüne ulaşan diğer tarihi yapılardır.
• İçmeler
îçmeler eskiden teknelerle gidilen bir plaj niteliğindeydi. Şimdi ise şehrin bir parçası olmuştur. Bütün kıyı şeridi otel ve lokantalarla doludur.
• Günlücek Milli Parkı
Yalancı Boğazı’nın yakınında bulunan park mesire yeri niteliğindedir. Yalancı Boğazı, Nimara Yanmadasi’nın uzaktan bakıldığında gözle görülür görülmez bir ince bağmtısı nedeniyle bu adı almıştır.
• Marmaris çevresi
Marmaris-Muğla yolunun solundaki asfalt yol Gökova Körfezi kıyılanna ulaşır. Karaca ve söğüt limanlannın bulunduğu bu doğa harikası mavi yolculuk teknelerinin başlıca uğradıkları yerlerden biridir.
Marmaris’in kuzeyinde Kerme Körfezi’ndeki Sedir Adaşı, üzerinde barındırdığı Cedreae Kenti ve Kleopatra Plajı ile tanınmaktadır. Kleopatra tarafindan getirildiğine inanılan kumu ve mavinin her tonunu yansıtan suyu ile Kleopatra Plajı turistlerin ilgi odağıdır.
• Çiftlikköy
îri kumlu plajı, temiz denizi, koyun hemen önündeki küçük adaşı ve lokantalanyia Marmaris ve Turunç ile kara ve deniz yoluyla bağlantısı vardır.
Koyda birçok tatil köyü bulunmaktadır. Çiftlik’in hemen yambaşındaki koyda birçok ilginç tarihi eser bulunmaktadır.
Kilise kalıntılannın bir bölümünün ayakta olduğu Gerbekilise Koyu mavi yolculuk teknelerinin geceleme yerlerinden biridir.
Bozburun’a gelmeden önce Kızıl Ada, girişi dev bir kapı görünümüyle çok etkileyici olan Serçe Limanı ve Bozukkale koyu görülür.

• Hisarönü
Marmaris-Datça yolu kenarındaki Hisarönü Köyü ve Körfezi’nin son yıllarda turistik önemi artmıştır. Körfez mavi yolculuk teknelerinin uğrak yerlerindendir. Halen büyük bir bölümü toprak altında olan Bybassos antik kenti de buradadır.

Datça
Marmaris’ten batıya uzanan dar yanmada Ege ile Akdeniz’i birbirinden ayırmaktadır. Kuzeyinde eşsiz Gökova Körfezi vardır, güneyinde Hisarönü Körfezi vardır.
Datça’da hiçbir yerde görülemeyen şeyler görülebilir. Mesela Datça Hurması. Bu ağaç 65 milyon yıl kadar geçmişten gelmektedir. Kendi basma bir tarihtir. Meyvesi de özeldir. Fakat ağaç gidilmesi çok zor bir yerde bulunmaktadır.
Datça’nın suları pınl pırıl, güneşi parlaktır.
• Knidos
Geçmişte ticaret merkezi olan ve şaraplarıyla ünlü antik kent M. Ö. 7.yüzyılda Dorlar tarafindan kurulmuştur. Yarımadanın batı ucundaki Knidos’un asıl ünü Aphrodite’den gelmektedir. Güzellik tannçası Aphrrodite’in biri giyinik, biri çıplak iki heykeli usta Praxiteles tarafindan yapılmış. Mermerden çıplak Aphrodite heykeli çok ünlenmiş, taklitleri yapılmış fakat aslı bugüne kadar bulunamamıştır.
• Gebekum Kumsalı
Birbirinden güzel koylarla süslü yanmada uzunluğu 7km’yi bulan Gebekum sahil kumulu turistlerin çok ziyaret ettiği yerlendendir.Rüzgann etkisi ile kendini çoğaltan kumul bir doğa harikasıdır.

Turunç
Turunç, koyu kuşatan yüksek tepelerden aldığı serin rüzgarlarla yazın bunaltıcı sıcağım yaşatmayan sakin bir turizm merkezidir.
Denizinde kirlilikten eser yoktur. Turunç, Turizm Bakanlığı’ndan mavi bayrak almış nadir turizm merkezlerindendir.
Çevredeki oteller ve tesisler çevre temizliğine son derece duyarlıdır. Turunç çevresi doğa yürüyüşü açısmdan da çok elverişlidir.
• Amos Antik Kenti
Amos iyi durumdaki tiyatrosu, tapmak ve heykel kaideleri görülebilmektedir. Etrafi büyük surlarla çevrilidir.
Amos tepesinin altındaki Kumlubük Koyu ise sakin bir yöredir. Kumu ince, kumsalı geniş ve uzundur.
Bayır’da tarihi çınann yarattığı gölge ile çeşmeden gürül gürül akan sulann sesi rahatlatıcı bir his verir.

DENİZLİ
Denizi olmayan denizlinin adı sulannm çok oluşandan gelmektedir.
Kentin hemen yanında încilipmar vardır. Ulu çınar ağaçları altında kaynak suları, küçük arkları ve havuzu ile güzel bir mesire yeridir.
Uzun ötüşlü horozları ile ünlenen Denizli’nin meydamnda bir horoz heykeli olan Gülübikli vardır. Horoz dövüşü yaygındır.
Gökpınar ağaçları ve soğuk su kaynakları ile, Acıpayam yolu üzerinde kır gazinosu ve lokantasıyla Vali Çeşmesi, Hisar Değirmenleri, Honaz’da Kocapmar, Güney ilçesi yakınındaki Güney Çağlayanı ilk akla gelen mesire yerleridir.

Pamukkale
Denizli’nin turistik önemi Pamukkale’den gelmektedir. Uluslararası ünü olan Pamukkale, pamuk dağı görünümündeki eşsiz travertenleri ile yerli ve yabancı turistlere yaz kış hizmet vermektedir. Travertenleri meydana getiren su yazın ılık, kışın sıcaktır. Şifalı sulanndan yararlanmak için hastaların da getirildiği bir termal merkez olma özelliğim de taşımaktadır. Banyoları ve içmeler kalp, damar, romatizma, tansiyon, böbrek ve idrar yolu hastalıklanna iyi gelmektedir.
• Hierapolis Antik Kenti
Kaplıcaların bulunduğu düzlükte kentin kalıntıları vardır. Kentin Hıristiyanlığın yayılmasında önemli bir rol oynadığı bilinmektedir.
Kentin girişindeki sütunlu caddenin bir bölümü görülebilmektedir. Kentteki en iyi durumdaki yapı Roma Tiyatrosu’dur. Aynca Roma Hamamları, palestra, atletizm ve jimnastik salonu kalıntıları, Apollon’a adanan tapınak gibi çeşitli tarihsel dönemlere ait bir çok eser ortaya çıkarılmıştır.
• Karahayıt
Pamukkale’ye 5 km uzaklıktaki Karahayıt, Pamukkale ile aynı özellikleri gösteren şifalı suları, hamamları ve otelleri ile Pamukkale’yi tamamlamaktadır.
Halı, kilim, deri ve çeşitli hediyelik eşyalar satan yerler, lokantalar ve konaklama tesisleri bulunmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top