Perşembe , Ekim 18 2018
Son Haberler
Anasayfa / Türkçe Edebiyat / Dil Bilgisi / Fiiler ( Eylemler ) Konu Anlatımı ve Örnek Soru Çözümleri

Fiiler ( Eylemler ) Konu Anlatımı ve Örnek Soru Çözümleri

Sponsorlu Bağlantılar

Fiiler ( Eylemler ) Konu Anlatımı ve Örnek Soru Çözümleri

EYLEMLER

      Cümlede iş, oluş, kılış, hareket durura bildiren sözcüklerdir.

      Eylemler tek başlarına kullanılamazlar; bu nedenle eylem kök ya da gövdesi, zaman ve kişi kavramı kazanarak anlam ve anlatım sağlanır.

 

v   Eylemin zaman ve kişi ekleri almamış biçimine mastar hali denir.

 

ÖRNEK:

¶      bekletmek,

¶      anlamak,

¶      dinletmek,

¶      besteleyivermek,

v   Eylemin zaman kişi eki almaya hazır biçimine eylem tabanı denir.

 

v   Eylem tabanı basit, türemiş veya birleşik eylem olabilir.

ÖRNEK: Oku-, gül-, gez-,  gezdir-, tanıt-, uzanıver-,

v   Eylemin zaman ve kişi eklerini almış biçimine çekimli eylem denir.

 

ÖRNEK:

¶      çalışıyorum,

¶      dinlendiriyorum,

¶      kokluyoruz,

¶      tadıyorlar,

¶      gelivermişsiniz,

¶      dinleyedurun.

v    Çekimli bir eylemde dört temel anlam bulunur:

 

1-    Edim anlamı :Eylemin içerdiği iş, oluş, kılış, durum anlamıdır.

 

2-    Zaman anlamı :Eylemin gerçekleştiği zaman veya bildirdiği dilek kiplerinden biridir.

 

3-    Kişi anlamı : Eylemlerde işin, oluşun, kılışın ya da hareketin kim tarafından yapıldığını bildirir.

 

4-    Kip anlamı : Türkçede eylemler iki kipten birini bildirirler. Buna kip anlamı denir.

ANLAMLARINA GÖRE EYLEMLER

v   Anlamına göre eylemler üç öbekte toplanabilir:

 

1-   İŞ-KILIŞ EYLEMLERİ: Öznenin kendisinin katıldığı, gerçekleştirdiği eylemlerdir. Nesne alabilirler.

ÖRNEK:

¶      yaz- , taşı- , tut-, söyle- öğret- , kır- ,

¶      böl- , ısır- , anlat- , del-, kopar- , iste-,

¶      tırman- , göm-

2-   DURUM EYLEMLERİ: Öznenin kendisinin gerçekleştirdiği, katıldığı eylemlerdir. Bir durum bildirirler. Öznenin bir nesneye yönelik olarak gerçekleştirdiği eylemler olmadığı için nesne almazlar; iş-kılış eylemlerinde bu özelliğiyle ayrılır.

 

ÖRNEK:

¶      uyu-, dinlen-, otur-, sus-, bak-,

¶      dur-,gül-, utan-, kız-,Uzan-,

¶      kalk-, yürü-,  koş-, kaşın-,

 

3-    OLUŞ EYLEMLERİ: Gerçekleşmesi özneye bağlı olmayan, öznenin dışında doğada kendiliğinden ortaya çıkan eylemlerdir. Bir durumdan bir başka durumu geçişi, değişen görünümü anlatırlar.

v   Nesne almazlar.

 

ÖRNEK:

kok-, kokuş-, büyü-, uza-, kısal-, paslan-,

doğ-, yeşer-, sarar-, sol-, yaşlan-, acık-, doy-,

don-, eri-, kayna-, bayatla-, bozul-, esmerleş-,

nasırlaş-

 

EYLEMDE ZAMAN

      Bu kavram, eylemin içinde oluştuğu zamanı gösterir. Eylemin temel ana konusunu oluşturur. Eylem bir iş, oluş, kılış, durum hareket bildirirken zamanı da belirler.

      Eylemde zaman kişi kavramı ile birlikte biçimlenir. Bu biçimleniş kipleri oluşturur. Kiplerin bir bölümü zamanı, bir bölümü de istek, gereklilik, gereklilik, dilek-koşul, emir duyguları belirtir.

EYLEMDE KİŞİ

      Eylemin kim tarafından yapıldığını, kiminle ilgili olduğunu bildirir.

      Eylem kök ya da gövdelerine gelem çatı, kip ve zaman eklerinden sonra getirilen ekler aracılığıyla yapılır.

v   Yalnız emir kipinde eylem kök veya gövdelerine doğrudan eklenir.

 

v   Eylemi gerçekleştiren üç temel kişi vardır:

a)    1. Kişi: Anlatan ya da anlatanlar

b)   2. Kişi: Dinleyen ya da dinleyenler

c)    3. Kişi: sözü edilen ya da sözü edilenler

v   Kişi ekleri, eklendiği eylemin aldığı zaman ve kip eklerine göre biçimlenir.

EYLEMDE KİP

      Kip eylemlerle dile getirilen iş, oluş, kılış, hareket ya da durumla ilgili anlatım biçimlerinin genel adıdır. Bir başka deyişle eylemin zaman ve kişi eklerini almış biçimidir.

      Çekimli eylemler, köklere getirilen zaman ve kişi ekleri eylemin zamanını, kişisini belirlediği gibi kipini de belirler. Eylemin kipini belirleyen ayrıca bir ek yoktur.

 

v   Dilimizdeki kipler ikiye ayrılır:

 

1-  BİLDİRME ( HABER ) KİPLERİ: Belli bir zaman kavramı taşırlar. Görülen geçmiş zamanı, öğrenilen geçmiş zamanı, şimdiki zamanı, gelecek zamanı, geniş zamanı, bunların birleşik zaman ve katmerli birleşik zaman çekimlerini kapsar.

      Olumlu, olumsuz, soru biçiminde çekimlenebilir.

v   Belirttikleri zamana bağlı olarak beşe ayrılır.

 

A)   Görülen Geçmiş Zaman :   (-di)

Eylemin geçmişte yapıldığını kesinlik anlamıyla belirten kiptir.

v   Kullanımına göre iki özellik gösterir:

 

I)      Yaşanılan, tanık olunan, söyleyenin gerçekleştirdiği eylemi anlatır.

 

ÖRNEK:

¶      Onun sözlerine herkes kahkahayla güldü.

¶      Sözlerini çok iyi anladım.

¶      Soğuktan çatlamış, iri elleriyle gözlerini ovuşturdu

 

II) Yaşanılmayan, tanık olunmayan ancak tarihsel gerçekliği bilinen eylemleri anlatır.

ÖRNEK:

¶      İstanbul’u fetheden Sultan Mehmet bu zaferden sonra “Fatih” unvanını aldı.

¶      19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Türk ulusunun kaderini de değiştirdi.

 

B)   Öğrenilen Geçmiş Zaman : (-miş )

      Eylemin geçmişte yapıldığını kesinlikten uzak, belirsiz bir biçimde bildiren kiptir.

v   Kullanımına göre dört özellik gösterir:

I)    Eylemin bildirdiği işin, oluşun, hareketin başkasından öğrenildiği anlamını verir.

 

ÖRNEK:

¶      Yapılanlar karşısında kendisini zor tutmuş.

¶      Onlar ön kapıdan girince hırsız da arka pencereden atlayıvermiş.

 

II)  Yaşanılan ancak farkına varılmayan sonradan fark edilen bir eylemi bildirir.

 

ÖRNEK:

¶      Kitabı düşürünce cildi yırtılmış.

¶      İki günde her taraf toz olmuş.

¶      Gözleri kanlanmış.

 

III) Gerçekleşen bir eylemle ilgili kişisel bir kanıyı veya gözlemi bildirir.

 

ÖRNEK:

¶      Bu elbise sana çok ama çok yakışmış.

¶      Dişlerine dikkat et; kurabiyeler biraz sert olmuş.

¶      Saçların erkenden dökülmüş.

 

IV) Acınma anlamı bildirir.

 

ÖRNEK:

¶      Ağlayanımız yok; ama biz ölmüşüz arkadaş!

 

C)   Şimdiki Zaman : (-yor )

      Söyleyişle eylemin aynı anda gerçekleştiğini bildirir. Şimdiki zaman çekimi eylem kök ya da gövdelerine ” –yor ” eki getirilerek sağlanır.

ÖRNEK:

¶      Gençlerde okuma alışkanlığı giderek azalıyor.

¶      Üsküdar vapuru ikinci iskeleden kalkıyor.

¶      Bu yabancı şehirde köydeki evimi düşlüyorum.

 

D)   Gelecek Zaman : (-ecek)

      Eylemin bildirdiği iş, oluş, kılış ya da hareketin içinde bulunduğumuz andan, söyleyişten sonra yapılacağını, gerçekleşeceğini bildirir.

      Gelecek zaman çekimi eylem kök ya da gövdelerine ” -ecek ” eki getirilerek sağlanır.

 

ÖRNEK:

¶      Sizin başarılı olmanız için elimden gelen tüm çabayı harcayacağım.

¶      Yarışmayı mutlaka biz kazanacağız.

¶      Zorluklar karşısında yılgınlık gösterip rakiplerimizi sevindirmeyeceğiz.

E)   Geniş Zaman : (- r, -ir , -ar, -er)

     Eylemin her zaman yapıldığını ve yapılabileceğini bildiren zamandır

      Geniş zaman çekimi eylem kök ya da gövdelerine “-r, -ir, -ar, -er ” ekleri getirilerek yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      İşlerimiz çabuk biterse sizlere de yardım ederiz.

¶      Çok haindir; yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz.

¶      Akşam oldu mu yemeğimizi yer televizyonun karşısına geçeriz.

 

2-  DİLEK (TASARLAMA) KİPLERİ:

      Eylemin bildirdiği iş, oluş, kılış, hareket veya durumu bildirirken istek, gereklilik, koşul, emir kavramları taşıdıkları için dilek kipleri diye adlandırılır.

      Belli bir zaman kavramı taşımazlar.

      Gereklilik, istek, koşul, emir eklerinin getirilmesiyle oluşur.

 

v   Dilek kipleri dört tanedir:

 

A) Dilek – Koşul Kipi: (- se , – sa)

      Eylemin gerçekleşmesiyle ilgili dilek ya da koşul bildirir.

 

Þ    DİLEK ANLAMI:

 

ÖRNEK:

¶      Bir akşam olsa; eve gitsek, annemin hazırladığı yemekleri afiyetle yesek.

¶      Babamı arayıp biraz para istesem.

 

Þ     KOŞUL ANLAMI:

 

ÖRNEK:

¶      Her gün gelse yine bıkmaz.

Hepiniz gitseniz de ben evdeki işleri rahat yapsam.

v   UYARI: Dilek – koşul kipi eki -se,

-sa koşul anlamı katarsa yan cümlecik; dilek anlamı katarsa temel cümle kurar.

 

ÖRNEK:

Herkes senin gibi yapsa bizim halimiz kötü olur.

Siz de onun gibi can kulağıyla dinleseniz.

B)  İstek kipi: (-e , -a)

      Eyleme istek anlamı katar. Henüz gerçekleşmemiş tasarlanan, istenen bir eylemi anlatır.

 

ÖRNEK:

¶      Orada olanları hep birlikte aynı ağızdan anlatalım.

¶      Akşam yemeğinden sonra marketin önünde buluşalım.

 

v   İstek bildirme dışında öğüt ve gereklilik anlamı verir.

 

ÖRNEK:

¶      Her fırsatta boş işlerle uğraşmayalım.

¶      Güçsüzlere yardım edelim.

 

C)  Gereklilik Kipi : (-meli, -malı)

      Eylemin yapılması gerektiğini gösteren kiptir.

Gereklilik kipinin anlamı “gerek, lazım, icap etmek” sözleriyle de sağlanabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Geleceğim, bunun için neler yapacağımı artık enine boyuna düşünmeliyim.

¶      Deniz mevsiminde güneşin zararlı ışınlarından özenle korunmalısınız.

v   UYARI: Gereklilik anlamı sözcüklerle de verilebilir.

 

ÖRNEK:

¶      Uyarılarımı dinlemen gerek.

¶      Konu tekrarı yapman lazım.

D)   Buyruk ( Emir) Kipi:(Eksiz)

      Eylemin yapılması gerektiğini buyurarak gösteren kiptir.

      Bu kipin kip eki olmadığı gibi 1.tekil ve 1.çoğul kişi çekimleri de yoktur.

      Çekimlenme eylem kök ya da gövdelerine kişi ekleri getirilerek yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      Her üniteden en az yüzer tane soru çözün.

¶      Bundan sonra arkadaşlarınızı dışarıda bekleyin.

 

v   Buyruk kipi kimi zaman dilek anlamı taşır.

 

ÖRNEK:

¶      Tanrım beni bağışla, günahlarımı affet.

 

v   Kimi zaman durum bildirir.

 

ÖRNEK:

¶      Ne âlâ memleket, biz hizmet edelim, siz oturun.

¶      Ben temizleyeyim sen kirlet!

 

v   UYARI: Haber kipleri ve dilek kiplerinin hepsinin olumlu, olumsuz, olumlu-soru, olumsuz-soru çekimleri yapılabilir. Özellikle geniş zamanın olumsuz çekimine dikkat edilmelidir.

 

ÖRNEK:

¶      Burada toplantılar sabahlan yapılmaz mı?

¶      Bu yağmurda böyle dışarıda bekleyemezsiniz.

¶      Komşularınızı bu şekilde dışlamamaksınız.

EYLEM ÇEKİMLERİ (ÇEKİMLİ EYLEMLER)

      Eylemin zaman ve kişi eki almış biçimine çekimli eylem denir.

v   Çekimli eylemler üç öbekte toplanabilir:

 

I- BASİT ZAMANLI (ÇEKİMLİ) EYLEMLER

      Eylemin tek bir kip eki veya zaman eki almış biçimidir. Daha önce kip konusunda eylemin basit zamanla çekimlenmiş biçimine örnekler verilmişti.

 

II- BİRLEŞİK ZAMANLI (ÇEKİMLİ) EYLEMLER

      Birleşik zamanlı eylemleri anlayabilmek için öncelikle ekeylem konusunun bilinmesi gerekir.

Birleşik zamanlı eylem yapabilmek için basit zamanla çekimlenmiş bir eyleme ekeylemirı şart kipi ( -se,-sa ) görülen geçmiş zaman ( -di ) ve öğrenilen geçmiş zaman (-miş ) eklerinin eklenmelidir.

v   Bunu bir örnekle gösterelim:

 

“Buluşmalıydık” eylemini kök ve eklerine ayrıştırırsak:

buluş- : eylem kökü

-malı : gereklilik kipi eki

-y  : Kaynaştırma eki

-di  : görülen geçmiş zaman eki

-k   : I. Çoğul kişi eki

“Buluşmalıydık” eylemi gereklilik kipinin

hikayesinin birinci çoğul kişisi ile çekimlenmiştir.

v   Dilimizde üç çeşit birleşik zamanlı eylem vardır:

 

A)   Hikaye birleşik zaman

B)   Rivayet birleşik zaman

C)   Şart birleşik zaman

v   Birleşik zamanlı eylemleri basit bir formül ile göstererek açıklayalım.

 

      Eylem tabanı + basit zaman-çekim eki + birleşik zaman eki (ekeylem)

ÖRNEK:

¶      Okun -ur -du, bekle-r-miş

v   UYARI: Geniş zamanın olumsuzuna dikkat edilmelidir. Bu çekim de birleşik zamanlı(çekimli) bir eylem çekimidir.

ÖRNEK:

¶      Söyle-miş (Olumlu) – söylemezmiş (Olumsuz)

Þ  Emir kipinin birleşik zaman çekimi yoktur.

Þ  Görülen geçmiş zaman kipinin rivayeti yoktur.      

Þ  Dilek kiplerinden yalnızca gereklilik kipinin şart birleşik zaman çekimi vardır.

 

III- KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN

      Birleşik zamanla çekimlenmiş bir eyleme yeniden ekeylem eklerinin getirilmesiyle katmerli birleşik zaman oluşturulur.

Þ  Katmerli birleşik zamanlı eylem örnekleri dilimizde çok azdır.

ÖRNEK:

¶      Bir akşam kalacaktıysa bu kadar yolu niye tepmiş.

¶      Bunun hata olduğunu biliyorduysa neden yapmış.

¶      düşünecekmişse,

¶      kalıyormuşsa,

¶      kahrsaymış,

¶      yapacakmışsa,

EYLEMDE ZAMAN KAYMASI

( Kip Kayması )

      Bir kipin temel görevinden uzaklaşarak bir başka kipin yerine kullanılmasıdır. Bir başka deyişle biçim bakımından farklı bir zamanda anlam bakımından farklı bir zamanda kullanılmasıdır.

 

ÖRNEK:

¶      Her akşam alışverişini yapıyor ve evinin yolunu tutuyor. (Şimdiki zaman geniş zaman kipi yerine kullanılmış.)

¶      Dedem, o gün umduğu desteği oğullarından da bulamıyor. (Şimdiki zaman geçmiş zaman yerine kullanılmış.)

 

v   Eylemde anlam (Zaman) kayması daha çok haber (bildirme) kiplerinde görülür.

   

v   Bunları örnekleriyle şöyle sıralayabiliriz:

 

1-  Şimdiki zaman:

Þ     Görülen geçmiş zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Olanları duyar duymaz, babamı arıyoruz ve yardım istiyoruz. ( aradık ve yardım istedik )

¶      Komşuların çığlıklarını duyunca sokağa fırlıyoruz, (fırladık)

Þ     Öğrenilen geçmiş zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Dedem biricik oğlunu yanı alıp buralara göç ediyor, buralara yerleşiyor. ( Göç etmiş, yerleşmiş )

Þ     Gelecek zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

Önümüzdeki hafta tatilde herkes dershaneye geliyor, yanında testlerini de getiriyor, (gelecek, getirecek)

Dört gözle beklediğim bilgisayar yarın geliyor, (gelecek.)

Þ     Geniş zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Her sabah ekenden kalkıyor, kahvaltısını yapıyor, saat 7.30’da servisine binip okuluna gidiyor, (kalkar, kahvaltısını yapar, biner.)

2-  Geniş zaman:

 

Þ     Öğrenilen geçmiş zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Keloğlan rüyasında peri padişahının kızını görür. (görmüş)

Þ     Gelecek zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Meraklanma, işlerimiz kısa zamanda düzelir, (düzelecek)

¶      Onlar yarın sabah bize gelir. (gelecek)

Þ     Şimdiki zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Ne ağlarsın benim zülfü siyahım. (Ağlıyorsun)

¶      Yanıtını bilirsin de ne sorarsın (biliyorsun, soruyorsun)

Þ     Emir kipi anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Sakın unutma! Sabah erken kalkar, gömleklerimi ütülersin. ( Erken kalk, ütüle.)

 

3- Gelecek zaman:

 

Þ     Emir kipi anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Bu ödevler haftaya yapılacak testler çözülecek. (yapılsın, çözülsün )

¶      Bu akşam erken yatacaksın. ( Yat)

Þ     Gereklilik kipi anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Mallar orada unutulmuş olacak, (olmalı)

 

Þ     Görülen geçmiş zaman anlamına kayabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Fatih, 1453’te İstanbul’u alacak; böylece yeni bir çağın kapılarını aralayacaktır.(aldı, araladı)

YAPISINA GÖRE EYLEMLER

v   Biçim bakımından eylemleri üç öbekte toplayabiliriz:

a)    Basit eylemler

b)    Türemiş eylemler

c)    Birleşik eylemler

 

BASİT EYLEMLER: Bunlara kök durumundaki eylemlerde denir.

      Eylemin bölünemeyen seslen atılamayan en küçük parçası köktür. Herhangi bir yapım eki almayan kök halinde bulunan eylemlere basit eylemler denir.

 

ÖRNEK:

¶      Koş- , at-, tut-

¶      Kaldınm taşlarının çoğu yerinden çıkmıştı

¶      Bundan ben de alacağım; ama param yok.

 

v   UYARI: Eylem kökünü belirlerken ortak köklere dikkat etmek gerekir.

 

ÖRNEK:

¶      Göç, göç- / ağrı, ağrı- / tat, tat- , / ekşi, ekşi-

 

TÜREMİŞ EYLEMLER: Eylem ya da ad köklerine eylemden eylem veya addan eylem yapım ekleri alan eylemlerdir.

ÖRNEK:

¶      İşlerinizi ciddiyetle yapın, geçiştirmeyin. (Geç-iş-tir-me-y-in > eylemden türemiş eylem)

¶      Adını bir mıh gibi zihnime kazıdım. ( Kaz-ı-dı-m > eylemden türemiş eylem )

¶      Bu görevi başarıyla sonuçlandırmalıyım.

( Son-uç-la-n-dır-malı-y-ım > addan türemiş eylem )

¶      Dün akşam yarın için sözleşmiştik. ( Söz-leş-miş-ti-k > addan türemiş eylem )

¶      En kısa zamanda sigarayı azaltmalısınız. (Az-al-t-malı-sınız > addan türemiş eylem )

BİRLEŞİK EYLEMLER: İki sözcüğün hem anlam hem de biçim bakımından bir araya gelerek kalıplaşmasıyla oluşan eylemlerdir.

v   Birleşik eylemlerin dilimizde değişik kullanılışları vardır; şu yollarla yapılabilir:

 

1)    Özel (Kurallı) birleşik eylemler

2)    Yardımcı eylemlerle kurulan birleşik eylemler

3)   Anlamca kaynaşmış birleşik eylemler

 

v   Şimdi bunları ayrıntısıyla inceleyelim:

 

1)    ÖZEL (KURALLI) BİRLEŞİK EYLEMLER:

      Özel birleşik eylemler iki eylemin belirli kurallara göre birleşmesiyle oluşur.

ÖRNEK:

¶      Paketlerinizi eve kadar ben taşıyabilirim.

             Taşı   –   y   –   a   –   bil   –   ir   –   im

             1.eylem y.ü. Z.Fiil 2. Eylem

¶      Bütün emeklerimi bir anda çöpe atıvermişler.

Al  – ı  –   ver   –  miş  – ler

        1.eylem Z.Fiil 2.eylem

v   Başlıca özel birleşik eylemler şunlardır:

YETERLİLİK EYLEMİ: (…..e-bil-)

 

v   Yeterlilik eylemini şu yolla yapabiliriz:

Eylem tabanı – e – bil –

      Yeterlilik eyleminde birinci eylem anlamını korur; ikinci eylem (bilmek) gerçek anlamını yitirir. Eylemlerin ikisi birden “bir işe gücü yetme, başarma yetisine sahip olma” ya da ” bir işi yapmama, başaramama olasılığı bulunduğu anlamını verir.

 

ÖRNEK:

¶      Bu gece ay ışığı çıkabilir ve ben seni yine balkonda bulabilirim, diye umabilir miyim?

 

v   Yeterlilik eyleminin olumsuzu üç yolla oluşturabilir:

1-   Eylem tabanın, -e,-a eklerinden sonra -me,-ma olumsuzluk eki; ardından zaman ve kişi ekleri getirilir.

 

ÖRNEK:

¶      Dostlarıyla orada görüşememişler.( Görüş-e-bil-miş-ler > Görüş-e-me-miş-ler )

¶      Ondan uzun süredir bir haber alamıyorduk.

2-    Eylem tabanı, -me,-ma olumsuzluk eklerinden sonra -e,-a ekleri, bil- eylemi ve ardından kip ve kişi ekleri getirilir.

 

ÖRNEK:

¶      Gittiğim yerden kısa sürede gelmeyebilir.

     ( gelebilir > gel-me-y-e-bil-ir)

¶      Artık geç oldu yeni konuya geçmeyebiliriz.

    ( Geçebiliriz > Geç-me-y-e-bil-ir)

3-     Eylem tabanına -e yeterlilik eki getirildikten sonra olumsuzluk eki eklenir, ardından yeterlilik eki ve yeterlilik eylemi eklenir.

 

ÖRNEK:

¶      Ayşegül sabah söylüyor.

(Yetişebileceğini > Yetiş-e-me-y-e-bil-ecek )

¶      Sınavı kazanamayabilirim, diye korkuyorlar.

( Kazan-a-ma-y-a-bıl-ir-im.)

 

v   UYARI: Bu olumsuzluk biçimleri öyleme değişik anlamlar katar. Birincisinde “Bir işi başarma yetisi, gücü olmamak, başarmamak” ikincisinde ” Bir işi başarma veya başarmama olasılığı” üçüncüsünde ise ” Bir işi öznenin iradesi dışında başaramama olasılığı” anlatılır.

 

ÖRNEK:

¶      Çizebilirim ( Olumlu )

¶      Çizemem   ( Olumsuz özneye bağlı )

¶      Çizemeyebilirim (Olumsuz / Öznenin isteği dışında )

 

TEZLİK EYLEMİ : (……….- i – ver -)

 

v    Tezlik eylemi şu yolla yapılabilir:

 

Eylem tabanı – i – ven-

 

      Tezlik eyleminde eylem tabanı anlamını korur, vermek eylemi anlamını yitirir. İki eylem birlikte ” Bir işi hemen bir an önce yapıldığı” anlamını verir.

      Bunun dışında eyleme beklenmezlik ve önemsizlik anlamları katabilir.                   

 

ÖRNEK:                            

¶      Çöpçüler burayı süpürüvermişler.

¶      Dersleri boş geçiyor yiye çocukları dışarı salıvermişler.

 

Þ     (Burada eyleme çabukluk anlamından çok önemsizlik anlamı katılmıştır.)

Eski binanın çatısı çöküverdi.

Þ     (Bu cümlede ise çabukluk anlamıyla birlikte eyleme beklenmezlik anlamı da katılmıştır.)

Yarınki sınav için notlarımı karıştırıverdim.

Þ     (Bu cümlede çabukluk anlamından daha çok önemsizlik anlamı katılmıştır.)

 

v    Tezlik eyleminin olumsuz biçimi iki yolla yapılabilir:

 

 

a)    İkinci eyleme olumsuzluk eki   “-me,   -me   “ eklenir.

 

ÖRNEK:

¶      Oturuvermiş > oturuvermemiş,

¶      Gülüvermiş > Gülüvermemiş

 

b)    Birinci eyleme olumsuzluk eki  “-me,   -ma   “ eklenir.

 

ÖRNEK:

¶      Görüşüversin > görüşmeyiversin

¶      Geliversin > gelmeyiversin

 

SÜREKLİLİK EYLEMİ:

      Eylemin bildirdiği işin oluşun ya da hareketin sürmekte olduğu anlamını katar.

v   Şu yollarla yapılabilir:

Eylem tabanı – e-gelmek, -e -durmak, -e -kalmak”

 

ÖRNEK:

¶      Siz gidedurun, ben arkanızdan yetişirim.

¶      Bakakalırım giden gemilerin ardından.

¶      Bu işler böyle süregelmiş böyle gider arkadaş.

¶      Yorgunluktan sandalyede uyuyakalmışım;

 

UYARI:“Koymak”   eylemiyle kurulan birleşik eylemler de süreklilik eylemi sayılır.

 

ÖRNEK:

¶      Alıkoymak, yapakoymak…

 

UYARI: Süreklilik eyleminin olumsuz çekimi yoktur.

 

YAKLAŞMA EYLEMİ: (……….-e-yazmak )

      Temel eyleme ” az kalsın, neredeyse, yaklaşma, gerçekleşmeden yarıda kesilme” anlamı katar. Yaklaşma eylemi şu yolla yapılır:

      Eylem tabam – e,-a- yaz –

 

ÖRNEK:

¶      Ben bu filmi izlerken gülmekten öleyazdım.

¶      Gecenin karanlığında merdivenden düşeyazmış.

¶      Donayazmak

¶      Yuvarlanayazmak

¶      Vurayazmak

 

UYARJ: 1-Yakalaşma eylemi çok yaygın olarak kullanılmaz.

             2-Yaklaşma eyleminin olumsuzu yoktur.

 

v   Bu dört özel birleşik eylemin dışında eylemsilerin eylemlerle ve eylemlerin yardımcı eylemlerle oluşturduğu birleşik eylemler de vardır; yalnız bu eylemleri özel birleşik eylemlerden ayrı tutmak gerekir.

 

v   Bunları şöyle örnekleyebiliriz:

 

I)    Eylemsilerin eylemlerle kurduğu birleşik eylemler

 

a)    İsteklenme eylemi:

Eyleme istek duyma, özleme anlamı katar. Şu yolla yapılır:

Eylem tabam – esi(-ası) – gel-Eylem tabanı – eceği (-acağı) – gel

 

ÖRNEK:

¶      Annemi şöyle candan bir kucaklayasım geldi ki…

¶      Sevgili ablasın göreceği gelmiş.

¶      Bu akşam bizimkilerin dayak yiyesi gelmiş galiba.

 

b)    Beklenmezlik eylemi:

    Eyleme şaşırma anlamı katar.

v   Şu yolla yapılır:

 

Eylem tabanı – eceği tut

 

ÖRNEK:

¶      Kırk yılda bir gezmeye gitmek istiyoruz ya onların da maç seyredecekleri tuttu.

¶      Anlamdım birden ağlayacağı tuttu.

 

II- Eylemlerin yardımcı eylemlerle kurduğu birleşik eylemler:

 

a)    Başlama eylemi:

Eylem tabanı – geniş zaman eki- olduk

(………….er olduk) (………..mez oldu )

 

ÖRNEK:

¶      Yıllar sonra buradan gider olduk.

¶      Bu yola başımızı koyar olduk.

¶      Artı ders çalışamaz oldum.

 

b)   Bitirme eylemi:

Eylem tabanı – Öğrenilen geçmiş zaman eki – olduk

(……………mış olduk)

 

ÖRNEK:

¶      Kusura bakmayın onlar söz vermiş olduk.

¶      Artık başlamış olduk,  bu saatten sonra elimizden bırakamayız.

c)    Yeltenme eylemi:

Eylem tabanı – gelecek zaman eki –

(…………..ecek olduk )

 

ÖRNEK:

¶      İçimdekileri ona anlatacak oldum,; sözler boğazımda düğümlendi.

¶      Yemek yapacak olduk; ama buzdolabında hiçbir şey kalmamış.

 

d)   Olup bitme eylemi:

Eylem tabanı – görülen geçmiş zaman eki – birinci teki! kişleki – gitti

(…………….-d»m gitti.)

 

ÖRNEK:

¶      Sattım gitti. Aldım gitti. Verdim gitti.

 

e)    Olasılık, sanma eylemi:

Eylem tabanı – şimdiki zaman eki – olmalı

(……………yor olmalı)

 

ÖRNEK:

¶      Hıçkırık tuttu; biri beni anıyor olmalı.

¶      Düşünüyor olmalı.

¶      Bekliyor olmalı.

 

f)    Son olarak özel bir adı olmayan birleşik eylem daha vardır.

 

Şu şekilde kurulur:

 

Eylem tabanı – mezlıkten gelmek

 

ÖRNEK:

¶      Dün beni görmezlikten geldi.

¶      Bilmezlikten gelmeyin.

¶      Tanımazlıktan gelmişsin.

 

2)   Yardımcı eylemlerle kurulan birleşik eylemler:

Bir ad soylu sözcükle bir yardımcı eylemin birleşmesiyle oluşan birleşik eylemlerdir.

 

Dilimizde yardımcı eylem olarak kullanılan başlıca eylemler şunlardır

Etmek            Olmak

Eylemek        Kılmak

 

ÖRNEK:

¶      yok olmak, mest olmak, tebrik etmek,

¶      şükretmek, ziyan etmek, emretmek,

¶      hükmetmek, dert olmak, dikkatli olmak,

¶      yetkili kılmak, emir eylemek, niyaz eylemek,

v   Bir de daha çok eski metinlerde görülen “buyurmak eylemi vardır.

 

ÖRNEK:

¶      Emir buyurmak, kabul buyurmak,

 

v   UYARİ: Yardımcı eylemler kimi zamanda tek başlarına asıl eylem olarak da kullanılabilirler. Bu durumda ad soylu sözcük eylemin herhangi bir öğesi olur.

 

ÖRNEK:

¶      Ulu Tanrı ne eylerse güzel eyler. (Yaratmak)

                                          Zarf t. Yüklem

¶      Ne ederseniz kendinize edersiniz. (Yapmak)

¶      Bu sene meyveler erken oldu. (Olgunlaşmak)

¶      Şimdi sizin yaşınızda olmak isterdim. (Yaşamak )

¶      Ay sonu oğlumun tedavisi için Ankara’da olmalıyım.

¶      Her gün bu saatlerde evde olurdu. (gelmek, bulunmak)

 

v   UYARI: Yardımcı eylemlerle kurulan birleşik eylemlerde birleşme sırasında ses düşmesi ve ses türemesi görülen birleşik eylemler bitişik yazılır ses olayı görülmeyenler ise ayrı yazılır.

 

3)   ANLAMCA KAYNAŞMIŞ BİRLEŞİK EYLEMLER:

Bu tür birleşik eylemlerde birleşen sözcüklerden biri ya da her ikisi de birden anlamını yitirir, Bu birleşik eylemler üç çeşittir;

a)    Anlamca tam kaynaşmış birleşik eylemler,

b)   Anlamca yarı kaynaşmış birleşik eylemler,

c)    Deyimleşmiş birleşik eylemler

 

a)    Anlamca tam kaynaşmış birleşik eylemler:

      Eylemi oluşturan her iki sözcüğün de gerçek anlamını yitirdiği eylemlerdir. Bu eylemler bitişik yazılır.

 

ÖRNEK:

¶      vazgeçmek,   alıkoymak,   elvermek,

¶      başvurmak,   öngörmek,    varsaymak

 

b)   Anlamca yan kaynaşmış birleşik eylemler:

      Eylemi oluşturan sözcüklerden birinin anlamını yitirdiği birleşik eylemlerdir.

      Ad soylu sözcüklerle kurulanlarda birinci sözcük; u -ip ” ekiyle türeyen bağlama ulacıyla kurulanlarda ise genellikle ikinci sözcük gerçek anlamını yitirir.

 

ÖRNEK:

¶      hoş gör, hasta düşmek, göz atmak,

¶      laf atmak kahkaha atmak, göz gezdirmek,

¶      karar vermek, meydana gelmek,

 

c)    Deyimleşmiş birleşik eylemler:

Deyim biçiminde öbekleşerek birleşen eylemlerdir.

 

ÖRNEK:

¶      pabucunu dama atmak, elden ayaktan

      düşmek,

¶      göz dağı vermek, gözü dönmek,

¶      yaş tahtaya basmamak,

 

 

ÖRNEK SORU:

1-   ” Olmak ” Eylemi aşağıdakilerin hangisinde yardımcı eylem olarak kullanılmamıştır?

A)   Oğluma aldığım ayakkabılar ayağına olmadı.

B)   Öğleyin güneşte çok kalırsan hasta olursun.

C)   Çalışma koşulan yüzünden iki günde mahvoldu.

D)   Sözümü dinlerseniz ortadan kaybolmayın.

E)   Bu ziyaret bize pahalıya mal oldu.

 

2-   Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “etmek”, yardımcı eylem olarak kullanılmamıştır?

A)   En sonunda her şeyi berbat ettin.

B)   Ondan yakın bir köye atanmamı arz etmiştim.

C)   Dün gece yatağınızda rahat ettiniz mi?

D)   Sence bu kadar kömür bir ton eder mi?

E)   Teyzemlerle dayımları sabah yolcu ettik.

 

3-   Aşağıdaki cümlelerden hangisinin eyleminde zaman kayması görülmektedir?

A)   Dışarıdaki güzel hava bize nispet yapıyor sanki.

B)   Siz de bir gün buralardan uçup gidersiniz.

C)   Belki bir gün bir yerlerde karşılaşacağız.

D)   Oğlumdan en son dün akşam haber almıştım.

E)   Bütün bir geceyi ayakta geçirdim.

EYLEMSİLER

      Eylemsiler, eylemden türeyen; ancak cümlede eylemin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir.

      Eylemden türediği halde cümlede ad, sıfat, zarf görevini alan temel cümleye bağlı yan cümlecik kuran çifte görevli sözcüklere eylemsi denir.

 

ÖRNEK:

¶      Babaannemin okuma yazması yoktu; ama para saymayı iyi bilirdi. Pazarda alış veriş yaparken hiç duraksamadan hesabını yapar, parasını verir, üstünü alırdı. Onu tanıyan pazarcılar tezgâhlarına yanaşınca önünü kesip geçen yılın ortalama sebze fiyatlarım, geçen yıla oranla ne kadar artış olduğunu ondan öğrenirlerdi.

 

EYLEMSİ ÇEŞİTLERİ

      Görevleri anlamları bakımından eylemsiler üç öbeğe ayrılır.

!-    Adeylemler ( isimfiiller, mastarlar)

2-   Sıfateylemler ( ortaçlar)

3-   Bağeylemler ( zarffiiller, ulaçlar)

 

ÖRNEK:

¶      Bartın’dan kalkan otobüs pek çok keskin virajı aşarak dağlara tırmanmaya başlıyor.

v Şimdi bu eylemsileri ayrıntısıyla inceleyelim.

1- ADEYLEM:

      Cümlede hem ad görevini üstlenen eylem anlamını da koruyan sözcüklere adeylem denir.

    Eylem kök ya da gövdelerine;

-mek            -me           -ış

-mak            -ma           -iş

eklerinden biri getirilerek türetilirler. Bu ekleri ” ma-y-ış-mak ” sözcüğüyle aklınızda tutabilirsiniz.

 

ÖRNEK:

¶         Bu konuyu tekrar düşünmek ister misiniz?

¶         Bu hafta ilaç toplama kampanyasına başlıyoruz.

¶         Her Türk yükselme, çağdaşlaşma ülküsünü yüreğinde duymalı.

¶         Köylümüzün haklı direnişini desteklemeliyiz.

¶         Belki de son uçuşumuz olabilir diye geçirdi içinden.

ÖZELLİKLER:

v   Adeylemler eylemler gibi olumlu ya da olumsuz çekimlenebilirler.

 

ÖRNEK:

¶      Çekici çiviye vururken eline vurmamaya dikkat et.

¶      Onunla karşılaşmamayı umuyordum.

 

v   Adeylemler adlar gibi ad durum eklerini alabilirler.

 

 

ÖRNEK:

¶      Sınavda başarılı olmayı herkesten çok istiyorum.

¶      Her akşam yatmadan önce kitap okumaya özen gösteriyorum.

¶      Dünkü tartışmadan çıkartılması  gereken  dersler vardı.

v   Adeylemler tamlama kurabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Uygun bir yerde konakla-ma-n-ın zaman-ı gelmişti.

¶      Ünlü mafya babaları yurt dışına kaçma  plan-lar-ı yapıyormuş.

¶      Olur olmaz yerde gereksiz çıkış yapmazdın sen.

v   Adlar gibi çoğullanabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Gecenin bir saatinde saçma sapan konuşmalar dinlemek istemiyorduk.

 

v   Adeylemler cümlede her türlü öge olabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Düşüncelerini açıklamak herkesin hakkıydı.

             Özne                                               yüklem

¶      Başkalarını dinlemeyi öğrenin artık.

            Belirtisiz nesne

 

v   Adeylemler yapmaya yarayan ekler kalıcı adlar da yapabilir; bunları karıştırmamak gerekir.

 

ÖRNEK:

¶      Ateşi yakmak için bir çakmağa ihtiyacım var.

¶      Akşama yemek hazırlamalıyım.

v   Kazma, kavurma, asma, görüş (fikir anlamında ), Ekmek,   kaymak,   uçurtma,   kıyma,   giriş,   çıkış, danışma, yazma (başörtüsü )

v   Adeylemlerle kalıcı adları karıştırmamak için sözcüğü olumsuzluk eki ile çekimlemeliyiz.

 

v   Olumsuz çekimlediğimizde anlatım bozukluğu oluyorsa kalıcı addır.

 

ÖRNEK:

¶      Bize birer tane kaymaklı ekmek kadayıfı getirir misiniz? ( Bize birer tane kaymamaklı ekmemek kadayıfı getirir misiniz?)

¶      Adam ağır adımlarla danışmaya yaklaştı, görevliye üst kata çıkış merdivenlerini sordu. ( Adam ağır adımlarla danışmamaya yanaştı, görevliye üst kata çıkmayış merdivenlerini sordu.)

2- SIFATEYLEMLER

      Eylem soyundan gelen; ancak cümlede sıfat görevinde olan sözcüklerdir.

 

 

ÖRNEK:

¶      Giderek toplumsal kirliliğin arttığı toplumumuzda üreten, düşünen insan kalmayacak.

¶      Düşünecek zamanınız kalmadı çabuk karar verin.

¶      Burada her an tanıdık insanlarla karşılaşabiliriz.

¶      Manav ezilmiş meyveleri görünce köpürdü.

¶      Alnından öpülesi adamdır, bu adam.

¶      Bu sabah da mı haşlanmış yumurta yiyeceğiz?

¶      Onun eserlerinde böyle bildik örneklere rastlayamazsınız.

¶      Bu görünmez kaza değil de nedir!

 

v   Eylem soylu sözcükleri sıfateylem yapmak için kullanılan ekleri akılda kolayca kalması için şöyle gösterebiliriz:

” an-ası-mez-ar-dik-ecek-miş “

 

 

ÖZELLİKLERİ:

1-   Adeylemlerde zaman kavramı yoktur; sıfateylemlerde ise zaman kavramı vardır.

 

a)   Geniş zamanlı sıfateylemler : -an , -r, -mez

 

ÖRNEK:

¶      Aktarılan konuyu dikkatle dinledi.

¶      Her derste böyle anlaşılmaz sorular sorar mı?

¶      Seninki de çekilir dert değil be kardeşim!

¶      Yenilir yutulur sözler değildi söyledikleri.

 

b)Gelecek zamanlı sıfateylemler: -ecek , – ası

 

 

 

ÖRNEK:

¶      Evde yiyecek ekmeğimiz, içecek suyumuz yoktu ve evden dışarı adım atacak gücümüz de kalmamıştı.

v   ” -ası ” ekiyle yapılan sıfateylemler daha çok dualarda beddualarda (ilenmelerde) kullanılır.

 

ÖRNEK:

¶      Canı çıkası adam, Boyu devrilesi yaramaz

¶      Sağ olası komşularımız hemen yardım ellerini uzatmışlardı.

 

c)   Geçmiş zamanlı sıfateylemler: -dik , -miş

 

ÖRNEK:

¶      Yola kaymış toprak yığınları dozerlerle temizlendi.

¶      Vücudunda kırılmadık kemik kalmamıştı,

¶      O gün bana ağza alınmadık hakaretler etmişti.

 

2-    Sıfatfiiller,    sıfatlar gibi ad çekim eklerini aldıklarında adlaşabilirler.

 

ÖRNEK:

¶      Gelenleri kapıda ev sahipleri karşıladı.

¶      Babasına yapamadığını annesine yapar.

¶      Bayramlarda uzun süre göremediklerimizi görürdük.

¶      İşçilere söyleyin yarılmışları buraya taşısınlar.

¶      Bu soruların hepsini yapanlara ödül dağıtalım.

 

3-    Kimi sıfatfiiller, sıfatfiil yapım ekleriyle oluştukları halde ad olarak kutlanılır.

 

ÖRNEK:

¶      Evde kışlık yakacak kalmamıştı.

¶      Bütçemizin yarısını bu ay yiyecek, içeceğe ayırmalıyız.

¶      Şuradan kendimize birer döner ekmek alalım.

¶      Çağdaş yazar ve ozanlarımızın yapıtlarının yer aldığı bir antoloji yazılmıştı.

 

4-   “-ecek, -dik ” sıfatfiil ekleri iyelik ekleri ile

birleştirilerek kullanılabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Orada tanıştığım arkadaşları biraz kızdırmıştım.

¶      Bundan böyle atacağınız her adımdan benim haberim olacak, diye bağırdı.

v   UYARI: Kalıcı adlarla sıfatfiiller karıştırılmamalıdır. Sıfatfiiller olumsuz çekimlenebilir; kalıcı adlar ise olumsuz yapılamaz.

 

5-    Eylemler gibi olumsuzluk ekiyle çekimlenebilirler.

 

ÖRNEK:

¶      Bu yaramaz çocuğu mahallemizde tanımayan komşumuz yoktu.

¶      Sizin için bu testte bilinmedik soru olacağını sanmıyorum.

¶      Vücudunda kırılmamış kemik var mıydı bilemiyorduk.

 

6-    Sıfatlar gibi cümlede özne, nesne dolaylı tümleç ve yüklem olabilirler.

 

ÖRNEK:

¶      Balkona asılan temiz çamaşırlar mis gibi kokuyordu.   (Özne)

¶      Verdiğim cevabı beğenmemişti. ( Nesne )

¶      Aklından geçen parlak fikirlere kendisi bile şaşırmıştı. ( Dolaylı tümleç )

¶      Hepimizi şaşırtan ülkeyi bu bunalıma sokan çevrelerdi.   (Yüklem )

3-ZARFFİİLLER(BAĞEYLEMLER, ULAÇ):

      Eylem soylu sözcük iken aldığı eklerle cümlede zarf olan sözcüklerdir.

v   Dilimizde kullanılan başlıca zarffiil ekleri şunlardır: -diğinde, -ip, -ince, -eli, -ken, -e, -meden, -() r / -mez, -cesine, -erek, -meksizin, -dikçe, -e/-e

 

v   UYARI: “-diğinde” eki kişi ekleriyle çekimlenerek kullanılabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Onu tanıdığımda ikimiz de çok gençtik.

¶      Onu tanıdığında polisi aramalıydın.

¶      Sevda’yı bulduğumuzda akşam olmuştu.

¶      İşin sonuna geldiğinizde beni ararsınız.

¶      Bana haber verdiklerinde evde uyuyordum.

 

 

GÖREVLERİNE GÖRE ZARFFİİLLER

v   Zarffiilleri ( Ulaçları ) görevlerine göre uç öbekte toplayabiliriz:

 

1-DURUM ULAÇLARI: Cümledeki eylemi (yüklemi) durum yönünden açıklayan ulaçlardır. Eyleme (Yükleme) “Nasıl?” sorusu sorularak bulunabilir.

v   “-erek , -meden , -meksizin , -e , -a” ekleri eylem kök ya da gövdelerine getirilerek durum ulacı yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      Her akşam gülerek karşılardı onu.

¶      Kadın önde çocuk arkada sızlana sızlana yolu yarılamışlardı.

¶      Bundan sonrasını durmadan dinlenmeden gidersek akşama evimizde oluruz.

¶      Yine farkına varmaksızın haremlik selamlık olduk.

¶      Çocukluk yıllarımızda onunla görüşmeksizin bir günümüz geçmezdi.

 

2-ZAMAN ULAÇLARI:

      Cümledeki eylemi (yüklemi) zaman yönünden açıklayan ulaçlardır. Eyleme (yükleme) “Ne zaman? ” sorusu sorularak bulunabilir.

v   ” -dikçe , -eli , ken , ” ekleri eylem kök ya da gövdelerine getirilerek zaman ulacı yapılabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Gecenin karanlığında çığlık gittikçe uzaklaşıyordu.

¶      Köylüler, kara kış geleli burunlarını dışarı çıkaramamışlardı.

¶      Ayşe’m gitti gideli güneş doğmaz oldu.

¶      Kahraman alayımız düşmanı oyalarken geriden yeni bir alay yardıma gelmişti.

¶      Koca adam uyurken bütün mahalleyi gezmiş.

 

3-BAĞLAMA ULAÇLARI:

      Cümledeki temel yargıyı yine kendisinin oluşturduğu yan yargıya bağlar. Bağlama ulacı yapmaya yarayan ” -ip ” eki ” ve ” bağlacının yerini tuttuğu için bağlama ulacı diye adlandırılır.

 

ÖRNEK:

¶      Sinirden çevresindeki her şeyi kırıp dökmüştü.

¶      Çocuklarım daha iyi bir gelecek elde edebilsin diye çalışıp çabalıyorum.

¶      Zaman akıp geçiyor.

¶      Yel gibi akıp geçti kurşun selinin içinden.

EYLEMSİLERİN ÖZELLİKLERİ

1-Eylem anlamını korurlar; ancak zaman ve kişi eki alamazlar.

 

2-Eylemsilerle eylemden türeyen kalıcı adları karıştırmamak gerekir.

 

v   Bunun için eylemsi diye düşündüğümüz sözcüğün sonuna olumsuzluk eki getirilir; anlam bozulursa kalıcı addır, anlam bozulmamışsa eylemsidir.

 

ÖRNEK:

¶      Bugün bahçeyi kazmayı (l) düşünüyordu ; odunlukta kazmayı(2) aradı. ( Cümledeki birinci sözcük eylemsi ikinci sözcük ise bir gerecin adıdır. )

¶      Bu sebzeleri derin dondurucuda dondurmayı düşünüyordu.

¶      Bu çocuğu susturmak için istediği dondurmayı almalısın.

¶      Kafasındaki danışmayı tasarladığı sorulan sormak için danışmayı aradı.

3-Yan cümlecik kurarlar ve kurdukları yan cümleciğin yüklemi olurlar.

 

ÖRNEK:

¶      Birinci Dünya Savaşındaki yaraları kapanmamış milletin yeni bir savaşa sürüklenmemesi gerekiyordu.

¶      Yıllardır görmediğim arkadaşlarımı bu toplantıda görecektim.

¶      Orada olan olayları babana söylemelisin.

4-Eylemler gibi olumlu olumsuz çekimlenebilirler,

 

ÖRNEK:

¶      Apartmanda yaşamak istiyorsan gürültü yapmamayı öğreneceksin.

¶      Apartmanda yaşamamak onun için çok önemliydi.

5-Eylemler gibi çatı özelliği taşırlar.

 

ÖRNEK:

¶      Yöneticiyle karşılaşmamak gerekir. ( Eylemsi işteş çatılı)

¶      Gittiği yerde hoş karşılanmak hepimizin istediği bir şeydi.( Eylemsi edilgen çatılı)

 

v   Şu cümlelerdeki eylemsileri birlikte bulalım.

¶      Yârim sen gideli bu el bize yaramaz.

¶      Sizi uyarıyorum ben gelince her şey bitmiş olmalı.

¶      İki gözü iki çeşme ağlayarak olanları bana anlattı.

¶      Geçen haftadan kalan küflenmiş bayat ekmeği çöpe atmamış.

¶      Bu kadar yolu gelmişken birkaç gün daha kalsaydık.

¶      Onu vuran adamı tanır mısınız diye sordu.

¶      O gün aldığı ders ona yetmemişti.

¶      Ahmet Dayı ocağın sönmeye başlayan ateşine baktı dalgın dalgın.

¶      Köyün ıssız sokaklarında ilerlerken gittikçe yaklaşan köpek seslerini duyuyor, yerinden fırlayacakmış gibi küt küt atıyordu.

 

 

KONU İLE İLGİLİ ÖSS’DE

ÇIKMIŞ SORULAR

1.    Burası, yeşilin bin bir tonunu barındıran ağaçlı bir yoldu.

      Bu cümlede geçen “yeşilin bin bir tonu” ad tamlamasında tamlayanla tamlananın arasında bir sıfat bulunmaktadır. Aşağıdakilerin hangisinde buna benzer bir ad tamlaması vardır?

A)   Yoğun sis yüzünden trafik bir süre aksadı.

B)   Adamın koca eli radyonun düğmesine uzandı.

C)   Dik yokuştan aşağı doğru hızla iniyorduk.

D)   Ön koltuktaki ak saçlı adam uyuyordu..

E)   Çocuk,    buğulu camdaki parmak izlerine bakıyordu.

(1992 ÖSS)

2.     “Artık” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad olarak kullanılmıştır?

A)   Yemek hazır, artık sofraya oturabilirisiniz.

B)   O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.

C)   Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir.

D)   Havalar ısındı, artık kar yağmaz.

E)   Sus artık, biraz da beni dinle!

(1995 ÖSS)

 

3.    Aşağıdakilerin hangisinde cümlenin anlamını “durum” bakımından tamamlayan bir sözcük vardır?

A)   Anlatılanları sessizce dinliyorduk.

B)   Öğleyin bize geleceğini söylüyor.

C)   Kimlik kartını cüzdanıma yerleştirdi.

D)   Bu yıl Ege kıyılarını gezmek istiyoruz.

E)   Aşırı sıcaklardan çamların çoğu kurudu.

(1995 ÖSS)

4.    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?

A)   Arkadaşım Ankara’ya ne zaman gelmiş?

B)   Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?

C)   Bende onunla gidebilir miyim?

D)   Kaçıncı katta oturuyorsunuz?

E)   İstanbul’a ilk kez mi gidiyorsun?

(1995 ÖSS)

 

5.     Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir belgisiz zamir nesne görevindedir?

A)   Bazen günlerimi resim yaparak geçiriyorum.

B)   Bu çoğu zaman onu otobüs durağında görüyorum.

C)   Kimi arkadaşlar çayı sever ama ben kahveyi yeğlerim.

D)   Bana, bir gün uğrasın, diye haber bırakmış.

E)   Bunların hepsini geçen gün ben aldım.

(1997 ÖSS)

 

6.    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüklerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?

A)   Sen de şöyle bir ayakkabı alabilirdin.

B)   Sözünü ettiğim yazı öteki dergideydi.

C)   Onu değil, şuradaki kalemi istiyorum.

D)   Öyle sorular yöneltti ki yanıt bulamadım.

E)   Böyle konuşursan anlaşamayız.

(1992 ÖSS)

7.      Bu” sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından Ötekilerden farklıdır?

A)   Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.

B)   “Bu taşındır” diyerek Kabe’yi diksem başıma.

C)   Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

D)   Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı.

E)   Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.

(1993 ÖSS)

 

 

8.     Kimi niteleme sıfatlarının ilk ünlüsüne kadar olan bölümü, m. p, r, s ünsüzlerinden yakışanı ile bir örnek haline getirilir ve sözcüğün başına eklenerek sıfat pekiştirilir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymayan bir pekiştirme sıfatı vardır?

A)   Bayram olmasına karşın caddeler ıpıssızdı.

B)   Gülünce bembeyaz dişleriyle daha da sevimli oluyordu.

C)   Köyleri, ağaçsız, yeşilliksiz, çırılçıplak bir ovanın odasındaydı.

D)   İlk kez, böylesine özü sözü doğru,  sımsıcak bir insanla arkadaş olmuştu.

E)   Bu sapasağlam ayakkabıları bu kadar çabuk nasıl eskittiğini doğrusu anlayamadım.

(1993 ÖSS)

 

9.     Çekim eki almış her sıfat adlaşmıştır. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?

A)   En büyük zevki rahatça koltuğuna oturup televizyon izlemekti.

B)   Evleri caddeye çok yakın, daracık bir sokağın başındaydı.

C)   Aralarında nedeni bilinmeyen bir soğukluk vardı.

D)   Birden başlayan sıcaklar herkesi bunalttı.

E)   Kumaşlardan kırmızılı olanı daha çok beğendim.

(1994 ÖSS)

 

 

10.  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?

A)   İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.

B)   insana tepeden bakan, itici biriydi.

C)   Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.

D)      O yıllarda çift düğmeli,  dar yakalı ceketler modaydı.

E)    Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.

(1995 ÖSS)

11.   Aşağıdaki dizelerin hangisinde, tamlananı tamlayandan önce söylenmiş belirtili ad tamlaması vardır?

A)    Beni, sokağımıza dönen eski, tahta köprüden geçirin.

B)   Müjdeye koşsun komşu çocukları evimize.

C)   Sıcacık tarhana çorbasının içimiyle başlasın sabah.

D)   Kağıtlarla camlarını örteyim pencerelerin.

E)   Eski, ılık akşamlar yağmurla çalsın kapımızı

(1999 ÖSS)

12.   Çocukken, seslerin hep  o  minicik kutunun içine

                                                    I       II

        doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince  o

                                                                                     III

         evimizin içini hoş nağmelerle doldururdu.

Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış

sözcüklerin türleri,   aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

ı                            ıı                         ııı

A) İşaret sıfatı           Niteleme sıfat   İşaret zamiri

B)  İşaret sıfatı           Belgisiz sıfat      kişi zamiri

C) İşaret zamiri         Niteleme sıfatı   kişi zamiri

D) Kişi zamiri            Belgisiz sıfat     işaret zamiri

E)  İşaret sıfatı           Sayı sıfatı          kişi zamiri

((1999 ÖSS)

 

13.  Aşağıdakilerin hangisinde “ve” sözcüğü nesneleri bağlama göreviyle kullanılmıştır?

A)   Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

B)   Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla

C)   Su sesi ve kanat şakırtısından Billur bir avize Bursa’da zaman

D)   Öfkenin homurtusu geliyor dipten Ve kadın İskilip’ten ya da Nizip’ten

E)   Geceyi ve seni düşünüyorum Duyuluyor uğrusuz uzaklığı seslerin

(1992 ÖSS)

 

14.   Aşağıdakilerin hangisinde “de’ , “da” bağlacı cümleye “eşitlik, gibilik” anlamı katmıştır?

A)   O şiiri okumuş da anlayamamış.

B)   Bundan sonra özür dilese de affetmem.

C)   Gitti de bir mektup bile yazmadı.

D)   Sözünü ettiğim elbiseyi aldım da giymedim.

E)    Gazetedeki ilanı ben de görmüştüm.

(1994 ÖSS)

EYLEMDE ÇATI

      Eylemlerin öznelerine ve nesnelerine göre aldıkları konuma ve girdikleri biçime çatı denir.

 

v   KURAL: Ad cümlelerinde çatı aranmaz.

     

v   Eylemler çatı yönünden iki alt grupta incelenir:

 

1.    Öznelerine Göre Eylemler

2.    Nesnelerine Göre Eylemler

 

I ÖZNELERİNE GÖRE EYLEMLER

 

1.     Etken Eylemler: Öznesi bilinen eylemlere ‘Etken eylem” denir.

a)    Türkçedeki tüm eylemlerin ilk biçimleri (eylem kökleri) etken eylemdir.

b)    Bu eylemleri yapan, yerine getiren, gerçekleştirenlere “gerçek özne” denir.

 

ÖRNEK:

¶      İnsan, insanın değerini bilmelidir.     (Etken Eylem)

¶      Konuyu bir de onlarla görüşecektik.   (Etken Eylem)

¶      Okumadığımız için düşünmeyi de bilmiyoruz. (Etken Eylem)

 

2.    Edilgen Eylemler: Gerçek özneleri belli olmayan, cümledeki nesnenin özne gibi göründüğü (Buna sözde özne diyoruz.) eylemlerdir.

 

a)    Etken eylem tabanlarına “-I, -n” eki getirilerek yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      gör > gör-ül-,

¶      kır- > kır-ıl-,

¶      bu!-> bul-un-

¶      Pazar yerinde siyah deri bir çanta bulunmuştur. (Edilgen eylem )

¶      Aradığınız adam son olarak otogarda görülmüş. (Edilgen eylem)

 

b)    Bu eylemlerin özneleri cümlede yoktur. Geçişli edilgen eylemlerin yüklem olduğu cümlelerde eylemin gösterdiği işi yapan belli değildir. Yani gerçek özne yoktur. “Kim ?”, Ne?” sorularına yanıt veren aslında belirtisiz nesne olan sözcük ya da sözcük öbeklerine Sözde özne denir

 

ÖRNEK:

¶      Mektup yazıldı.  (Yazan belli değil.)

Söz.öz.   Edilgen Ey.

¶      Ders anlatıldı.

         Edilgen Ey.

¶      Çöpler toplandı.

Edilgen Ey.

¶      Medeni yasa yeniden değiştiriliyor.

Edilgen Ey.

v   Edilgen eylemlerin yüklem olduğu cümlelerde ” kimce, nece, kim tarafından, neyin etkisiyle, kimin etkisiyle “ sorularına yanıt veren, mantık olarak eylemi yapanı içinde taşıyan, sözcük ya da sözcük öbeklerine örtülü özne denir.

ÖRNEK:

¶      Atatürk, milletçe sevilmiştir.

¶      Ders, öğretmen tarafından anlatıldı.

v    Edilgen eylemler genellikle geçişsizdir. Bu eylemlerle kurulan cümlelerde sözde özne de olmaz. Edilgen eylemlerin geçişli olanlar da vardır; geçişli olanlarla kurulan cümlelerde sözde özne de olur.

 

ÖRNEK:

¶      O gece sokaklarda yatıldı. (Edilgen eylem)

¶      Üç gün üç gece gülündü, oynandı, eğlenildi.

Þ     Yemekler yendi; içkiler içildi.  (Cümledeki gülündü, eğlenildi, oynandı eylemleri

geçişsiz-edilgen; yendi, içildi eylemleri geçişli-edilgen eylemlerdir.)

 

3.     Dönüşlü Eylemler: Etkisini öznenin üzerinde gösteren eylemlerdir. Bu tür eylemlerde eylemi yapan özne, yaptığı işten yine kendisi etkilenir.

      Eylem kök ya da gövdelerine “-n, -I” ekleri getirilerek yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      övün-, sevin-, çekil-, süslen-, giyin-,…….

¶      Beni yanlış anlarlar diye düşünüp çekinmeyin.

¶      Düşman, cephe gerisine çekildi.(Düşman kendisini cephe gerisine çekti.)

¶      Sınavı kazanan Ebru, günlerce sevindi.

¶      Düşündükçe dertlendim.

 

v   UYARI: Edilgen eylemlerle dönüşlü eylemleri birbirine karıştırmamak gerekir.

ÖRNEK:

¶      Odunlar kömürlüğe çekildi.

             Sözde Öz.                   Edilgen

¶      Yarışmadan çekildik.    “Biz” gizli özne

                                    Dönüşlü Ey.

¶      Eşyalar taşındı.

                           Edilgen

¶      Recepler taşındı.

                             Dönüşlü Ey.

v    Kendi zamiri etken çatılı eylemlerle kurulan cümlelerde eyleme dönüşlülük anlamı katar; ancak eylemi dönüşlü yapmaz.

 

ÖRNEK:

Bu konuda yalnız kendini suçladı.

                                Nesne     Dönüşlü

 

4.     İşteş Eylemler: Birden çok öznenin, karşılıklı ya da birlikte gerçekleştirdiği eylemlerdir.

a)    İşteş eylemler “-()ş ” ekiyle yapılır.

 

ÖRNEK:

¶      Dövüş-, buluş-, görüş-, gülüş-,……

v    Kimi eylemler adlardan “-la” ekiyle türetildikten sonra “-ş” ekiyle işteş olurken, kimileri doğrudan “-leş” ekiyle işteş olur.

ÖRNEK:

¶      Kucaklaş-, selamlaş-, bayramlaş-, tokalaş-,….

b)    İşteş eylemler anlam özelliklerine göre üçe ayrılır.

1.    Karşılıklılık Bildiren İşteş Eylemler:

 

ÖRNEK:

¶      Çocuklar ara sıra dövüşür.

¶      İki araba, hızla çarpıştı.

¶      Onunla yıllardan sonra haberleştik.

2.    Birliktelik Bildiren İşteş Eylemler:

 

ÖRNEK:

¶      Öğretmeni görünce çocuklar kaçıştılar.

¶      Kuşlar ötüşüyor.

¶      Odadaki telefonun başına üşüştüler.

3.    Nitelikte eş olma anlamı bildiren eylemler:

 

ÖRNEK:

¶      Beyazlaş-, bronzlaş-, çağdaşlaş-, Avrupalılaş-

v   Kimi eylemlerin kök halinde bulunmalarına rağmen içinde doğrudan işteşlik anlamı vardır.

 

ÖRNEK:

¶      Barış-, güreş-, savaş-, yarış-……..

v   Dilimizdeki kimi eylemler de “-ş” eki ile türemelerine rağmen işteşlik bildirmezler.

ÖRNEK:

¶      Ülkemizde turizm her yıl biraz daha gelişiyor.

¶      Kentin bu bölümünde yeni bir uydu kent oluşuyor.

 

II- NESNELERİNE GÖRE EYLEMLER:

      Kimi eylemler nesne alabilirken kimileri alamaz.

v   İş ve kılış eylemleri nesne alabilir.

 

ÖRNEK:

¶      Ömrü boyunca tarla sürdü, ekin biçti.

¶      Nesne nesne Yaşamı boyunca böyle fırsat eline geçmemişti.

   

v   Durum ve oluş bildiren eylemler nesne alamazlar.

 

ÖRNEK:

¶      Çocuklar evde uyuyor. (Durum Ey.)

¶      Yapraklar sarardı. (Oluş Ey.)

v   Eylemler nesne alıp almamalarına göre dörde ayrılır:

 

1.    Geçişli Eylemler: Nesne olabilen, etkisini bir nesne üzerinde gösterebilen eylemlerdir

 

ÖRNEK:

¶      Çocuk, yeni alınan vazoyu kırdı.

                          Nesne                        Geçişli Eylem

¶      Bir tanecik kibrit, koca ormanı yaktı.

                                            Nesne             Geçişli Ey.

¶      Balkondaki çiçekleri sulamayı unuttum.

             Nesne                                             Geçişli Ey.

 

 

v   UYARI: Eylemi nesne alabildiği halde nesnesi söylenmemiş cümleler de vardır.

 

ÖRNEK:

¶      Eda söyledi.

¶      Emre yazdı.

2.     Geçişsiz Eylemler: Nesne alamayan eylemlerdir. Oluş ve durum eylemleri nesne alamayan eylemlerdir.

 

ÖRNEK:

¶      Rüzgar esiyor.

                          Oluş eylemi

¶      Eda süslendi.   (Nesne yok.)

                     Dönüşlü eylem

¶      Baba oğul kucaklaştı. (İşteş Nesne yok)

¶      Bebek iki saat uyudu.     (Durum) Geçişsiz eylem

 

v   UYARI: Eylemler anlam farklıklarıyla geçişli ya da geçişsiz kullanılabilirler.

ÖRNEK:

¶      Paralan o çalmış

             Nesne      Geçişli Ey…

¶      Telefon çok çaldı.

             Özne            Geçişsiz Ey.

 

UYARI: Kimi eylemler aslında geçişli olmasına karşın cümlede nesne kullanılmayabilir. Cümlede nesne olmamasına rağmen eylem geçişlidir.

 

ÖRNEK:

¶      Yolda, uzun süre bekledik. (Nesne yok. Eylem Geçişli)

¶      Ona her zaman yazdım.    (Nesne yok. Eylem geçişli)

 

3.     Oldurgan Eylemler : Geçişsiz eylemlerin “-r, -t, -dır” eklerinin eklenmesiyle geçişli yapılmış biçimlerine oldurgan eylem denir.

 

 

ÖRNEK:

¶      büyü – dü     >    büyü-t-tü

¶      gül – dü         >    gül-dür-dü

¶      uyu – du        >    uyu-t-tu

¶      dal-                >    dal-dır

¶      ağla-dı           >    ağla-t-tı

 

ÖRNEK:

¶      Kafesteki kuşu uçurdu. (Oldurgan)

¶      Elindeki fırsatları kaçırdı. (Oldurgan)

 

4.    Ettirgen Eylemler :     Geçişli eylemken “-r, -t, -dır “ekleriyle geçişlilik dereceleri artırılmış eylemlere ettirgen eylem denir.

      Ettirgen eylemlerde genellikle işi yapan,   öznenin

kendisi değil başkasıdır.

 

ÖRNEK:

¶      iç-     —►   iç-ir-

¶      al –    —►  aldır-

¶      sula- —►  sulat-

¶      Çamaşırları yıkattım. (Ettirgen Ey.)

¶      Kapıcıya gazete aldırdım. (Ettirgen Ey.)

¶      Sekreterini çağırıp mektup yazdırdı. (Ettirgen Ey.)

 

UYARI: Oldurgan eylemlerle ettirgen eylemleri birbirine karıştırmamak gerekir.

 

ÖRNEK:

¶      Küçük çocuk, izleyicileri güldürdü.             (Oldurgan )

¶      Karşıdaki manavdan meyve aldırdı.

      ( Ettirgen )

 

NOT: Soruya göre hareket etmek koşuluyla dönüşlü ve işteş eylemler etken; oldurgan ve ettirgen eylemler geçişli sayılabilir.

Sponsorlu Bağlantılar

 

Aramalar
    /eylemler/kız hangi eylemde kullanılır

Hakkında Helen

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Sayaç
Besucherzähler
Sayaç