Çarşamba , Ağustos 20 2014
Son Haberler
Anasayfa / Dini Bilgiler / İlahi Kitaplar Nelerdir? – İlahi Kitapların Adları

İlahi Kitaplar Nelerdir? – İlahi Kitapların Adları

Sponsorlu Bağlantılar

İlahi Kitaplar Nelerdir? – İlahi Kitapların Adları
İlahî kitaplar Allah kelamı olmak bakımından aralarında farklılık bulunmamasına rağmen, hacimleri ve hitap ettikleri kitlenin büyüklüğüne göre, suhuf ve kitap olmak üzere ikiye ayrılırlar

a) Suhuf
Sahife kelimesinin çoğulu olan suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş kü*çük kitap ve risalelere denilir Kur’an-ı Kerîm’de Hz İbrahim ve Musa’ya indi*rilen sayfalardan bahseden iki ayet vardır (en-Necm 53/36-37; el-A’la 87/14-19) Bunun dışında Kur’an’da ve mütevatir hadislerde suhuf ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır Ebü Zer’den rivayet edilen bir zayıf hadise göre sayfaların sayısı 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir HzAdem’e 10 sayfa, HzŞit’e 50 sayfa, Hzİdris’e 30 sayfa, Hzİbrahim’e 10 sayfa (bk Süyütî, ed-Dürrü’l-mensür, VIII, 489; Alüsî, Rühu’l-meani, XV, 141-142) Bugün bu sayfalardan elimizde hiçbir şey yoktur

Suhufa göre daha hacimli ve kitap şeklinde olan ve evrensel mesajlar içeren ilahî kitaplar ise Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an olmak üzere dört tanedir

b) Tevrat
Tevrat İbranîce bir kelime olup “kanun, şeriat ve öğreti” anlamlarına gelir Hz Musa’ya indirilmiştir Esfar-ı Hamse ve şeriat kitabı da denilen Tevrat, Ahd-i Atîk veya Ahd-i Kadîm’in (Eski Ahit) ilk ve en önemli bölümünü teşkil eder Tevrat’ın aslının Allah kelamı ve peygamberine indirdiği kutsal bir kitabı olduğuna inanmak her müslümana farz olup, bunu inkar etmek kişiyi küfre düşürür Çünkü Kur’an-ı Kerîm’de Tevrat’ın Allah’ın kutsal kitaplarından biri olduğu açıklanmıştır: “Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat’ı indirdik” (el-Maide 5/44)

Tevrat Hz Musa aracılığıyla İsrailoğulları’na gönderilmiştir Ancak onlar tarihte yaşadıkları kötü olaylar, maruz kaldıkları sürgünler ve esaretler sebebiyle Tevrat’ın Allah’tan gelen şeklini koruyamamışlardır Tevrat’ın asıl nüshası kaybolunca, yahudi din bilginleri tarafından kaleme alınan Tevrat nüshaları ortaya çıkmıştır Bugün elde mevcut olan Tevrat nüshaları çeşitli müdahalelere maruz kalmış, dolayısıyla ilahî kitap olma özelliğini önemli ölçüde yitirmiştir

c) Zebur
Kelime olarak “yazılı şey ve kitap” anlamına gelen Zebur, Hz Davud’a indirilmiş olan ilahî kitabın adıdır Bu konuda Kur’an’da şöyle buyurulur:
“Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık Davud’a da Zebur’u, verdik” (el-İsra 17/55)

Zebur, ilahî kitapların en küçüğü olup, yeni dinî hükümler getirmemiştir Bugün elde mevcut olan Zebur nüshaları, lirik söyleyiş ve ilahîlerden, Allah’a övgü ve hikmetli sözlerden ve birtakım nasihatlardan meydana gelmiştir Eski Ahid’de yer alan Mezmurlar’ın bir kısmının Hz Davud’a verilen Zebur olduğu kabul edilmektedir

d) İncil
İncil kelime olarak “müjde” anlamına gelir Hz İsa aracılığıyla İsrailoğulları’na indirilmiştir: “Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygam*berlerin izleri üzerinde, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik” (el-Maide 5/46)

İncil’e, Allah’tan Hz İsa’ya indirildiği şekliyle inanmak imanın gereklerindendir Fakat bugün İncil’in orijinal metni de diğer bozulmuş kitaplar gibi elde yoktur Bozulmuş ve insanlar tarafından müdahaleye maruz kalmış şekli vardır İncil Ahd-i Cedîd (Yeni Ahit) denilen Hristiyan kutsal kitabının ilk bölümünü teşkil eder

Bir müslümana önceki kutsal kitaplarda bulunan bir hususun haber verilmesi durumunda eğer bu husus, Kur’an ve sahih hadislerdeki bilgilere uygunsa kabul edilir; değilse reddedilir Ayet ve hadislerde hiç bahsedilmiyor ve İslam’ın temel prensiplerine de zıt düşmüyorsa Hz Peygamber’in şu tavsiyesi doğrultusunda hareket edilir: “Ehl-i kitabı tasdik de etmeyin, tekzip de (yalanlamayın) Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e indirilene inandık deyin” (Buharî, “Tefsîr”, süre: 2/11; “İ’tisam”, 25)

e) Kur’an
Allah tarafından gönderilen ilahî kitapların sonuncusu olan Kur’an-ı Kerîm, son peygamber Hz Muhammed’e indirilmiştir Sözlükte “toplamak, okumak, bir araya getirmek” anlamına gelen Kur’an terim olarak şöyle tarif edilir:

“Hz Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı, Peygamberimiz’den bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, okunmasıyla ibadet edilen, insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı ilahî kelamdır” Bu tarifte bazı hususlar göze çarpmaktadır: “Peygambere indirilen” derken Hz Muhammed kastedilmektedir “Tevatür yoluyla nakledilmiş olan” derken, her devirde yalan üzerine birleşmelerini aklın imkansız gördüğü bir topluluk tarafından nakledildiği ve nesilden nesile böyle geçtiği için onun, Allah’a ait oluşunun kesinliği ifade edilmektedir “Okunmasıyla ibadet edilen” derken de, okumanın ibadet olduğuna, namaz ibadetinde vahyedilen metnin okunması gerektiğine ve Kur’an tercümelerinin namazda okunmasının caiz ve geçerli olmadığına işaret edilmektedir

Kur’an’ın Nüzulü
Kur’an-ı Kerîm, Allah Teala’dan Hz Peygamber’e Cebrail aracılığıyla ve vahiy yoluyla indirilmiştir Kolayca ezberlenebilmesi, kısa zamanda etrafa yayılması, manasının kolaylıkla anlaşılması, zihinlerde ve akıllarda derece derece bir gelişme ve alıştırma sağlaması, inançların ve değer yargılarının yavaş yavaş güçlenip kökleşmesi vb sebeplerle, o bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık 25 senede, bölümler halinde indirilmiştir Yüce Allah Kur’an’ın bir defada toptan indirilmeyişinin sebebini şöyle açıklamaktadır:

“İnkar edenler: Kur’an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık ve onu tane tane okuduk” (el-Furkan 25/32)

Ayetler doğrudan doğruya indiği gibi, çoğunlukla meydana gelen bir olayın hemen sonrasında olayı çözümlemek ve sorulan soruları cevaplamak için inerdi ki, ayetin inmesine sebep olan olay veya soruya “sebeb-i nüzul” (iniş sebebi) denilir

Kur’an-ı Kerîm kendisinin, bir ayette ramazan ayında, bir başka ayette mübarek bir gecede, bir diğerinde de Kadir gecesinde inmeye başladığını haber vermektedir (bk el-Bakara 2/185; ed-Duhan 44/1-3; el-Kadr 97/1) Kadir gecesinin ramazan ayında mübarek bir gece olduğu göz önünde tutulursa, ayetler arasında bit çelişkinin de bulunmadığı anlaşılacaktır

Sponsorlu Bağlantılar

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top