Son Haberler
Anasayfa / Soru Cevap / Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra Anadolu’da kurulan hangi Türk beylikleri kuruldu?

Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra Anadolu’da kurulan hangi Türk beylikleri kuruldu?

Sponsorlu Bağlantılar

Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra Anadolu’da kurulan hangi Türk beylikleri kuruldu?
Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşu ile Malazgirt zaferi (1071) arasındaki devrede Türkmenler Anadolu hudutlarını aşarak bu ülkenin doğu ve orta kısımlarına yayıldılar. Malazgirt zaferinden sonra Bizans’ın mukavemetinin tamamen kırılması üzerine Anadolu’nun geri kalan kısımlarını da fethe giriştiler. Türkler için Anadolu artık yeni bir vatan olmuştu. Sultan Alp Arslan ile beraber Malazgirt savaşına, Artuk, Tutak, Danişmend, Satuk, Mengücük, Savtegin ve Afşin gibi büyük emir ve beyler de katılmışlardı. İşte bu beylerden bazıları Malazgirt zaferinin kazanıldığı yıldan itibaren Doğu Anadolu’da Türk beyliklerini kurdular.

1344′te İlhanlı İmparatorluğu’nun kesin çöküş tarihidir, Anadolu’da Türkmen Beylikleri hâkim vaziyettedirler. Bu Beylikler’in elinde bulunmıyan Anadolu toprakları, geniş de olsa, siyasî ve askerî ehemmiyet arzetmemektedir.

Osmanoğulları, İzmit şehrini de almışlar, Pelekanon meydan muharebesinde Bizans İmparatoru’nu bozmuşlar, Karasıoğulları’na metbûluklarını tanıtmışlar, Ankara’daki Ahi Cumhuriyeti’ni tehdide başlamışlar, Karamanlılar’ın nüfuz mıntakalarına uzanmışlar, mutlak surette Anadolu’nun en prestij sahibi hükümdarı olmuşlardır (tahtta gene Osmanoğlu Orhan Bey vardır).

Karamanoğulları da Eretna devleti başta olmak üzere komşularından fütuhatta bulunmuşsa da, Osmanoğulları’nın prestijine erişmeleri mümkün olamamıştır. Türkiye’nin eski başkenti Konya’yı ellerinde tutmaları, Osmanlılar’ın jeopolitik konuşlarının yanında ehemmiyetsiz kalmıştır.

Kocaeli yarımadası Osmanoğulları’na geçince, Bizans, Anadolu ile hemen hemen alâkasını kesmiştir. Osmanlılar, Karası Beyliği’ni ortadan kaldırıp Çanakkale Boğazı’na dayanmanın arifesindedirler.

Malazgirt Zaferi’nden sonra yapılan anlaşmaya Bizans’ın yeni yönetimi uymayınca, Sultan Alp Arslan komutanlarına Anadolu’nun tamamen fethedilmesi emrini vermişti. Alp Arslan’ın yerine geçen Melikşah zamanında da bu fetih hareketleri devam ettirildi. Kutalmışoğlu Süleymanşah ve kardeşi Mansur gibi hanedan üyeleri ile Artuk Bey, Tutak, Danişment Gazi, Mengücek, Ebulkasım gibi komutanlar emrindeki Türkmenlerle Anadolu içlerine akınlar düzenlediler. Anadolu’nun fatihi olan bu değerli komutanlar veya oğulları hâkim oldukları bölgelerde kendi devletlerini kurdular. Bu devletler, Anadolu’da kurulan ilk Türk devletleridir. Melikşah’ın ölümünden sonra (1092) bu Türkmen beylikleri daha bağımsız hareket etmişlerse de çoğu siyasî bakımdan Irak Selçuklularına bağlıydılar. Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynayan ilk Türk devletleri, genellikle küçük, mahallî devletlerdi. Ancak Saltuklular, Danişmentliler, Mengücekler ve Artuklular diğerlerinden daha güçlü idi. Zamanla Türkiye (Anadolu) Selçukluları, bu devletler üzerinde hâkimiyetini kurarak, Anadolu’da Türk birliğini sağlamıştır.

Danişmentliler
Saltuklular
Mengücekler
Artuklular
Sökmenliler
İnaloğulları
Çubukoğulları
Çaka Bey
Tanrıvermişoğulları
İnançoğulları
Dilmaçoğulları
Begteginliler

Danişmentliler (1072- 1178)

Sivas merkez olmak üzere Tokat, Niksar, Amasya ve Kayseri civarında kurulmuştur. Devletin kurucusu Melikşah’ın komutanlarından Danişment Gazi Ahmed Bey’dir. Rivayete göre Türkmenlere öğretmenlik yaptığı için Dânişmend Gazi diye anılan Ahmed Bey,Türkiye Selçukluları Sultanı Süleymanşah’ın ölümüyle nüfuzunu daha da artırdı. Ankara, Kastamonu, Çankırı’yı ele geçirdi. 1.nci Kılıçarslan ile beraber Haçlılara karşı savaştı ve Antakya Haçlı Prensi Bohemond’u esir ederek Malatya’yı ele geçirdi. Yerine geçen oğlu Gazi Bey zamanında devlet en güçlü devrini yaşamıştır (1104).Öyle ki Türkiye Selçukluları ve Bizans’ın iç işlerine müdahale eder oldular.Gazi Bey, Haçlılardan Konya’nın geri alınmasına (1116) ve taht mücadelesinde desteklediği 1.nci Mesud’un burada sultan ilân edilmesine yardım etti. Danişmentliler, her zaman Haçlılara ve Bizans’a karşı başarılar kazanmışlar ve fethettikleri toprakların Türkleşmesini sağlamışlardı. Bu sebeple Türkiye Selçukluları, Türkler arasında itibarı çok fazla olan Danişmentlileri en büyük rakipleri olarak görmüşlerdir. Nitekim taht mücadelelerinden faydalanan 2.nci Kılıçarslan, Danişmentli şehirlerini ele geçirerek bu devlete son vermiştir (1178).

Saltuklular (1072-1202)

Beyliğin merkezi olan Erzurum ve civarı, Alp Arslan’ın komutanlarından Ebûlkasım Saltuk tarafından fethedilmişti . Oğlu Ali Bey ise devletin asıl kurucusu sayılır. Ali Bey’in oğlu İzzettin Saltuk zamanında Saltuklular en güçlü dönemlerini yaşamışlardır (1132-1174). Bayburt, Kars, Oltu, İspir, Tercan ve Trabzon havalisi beyliğe dahil edilmiştir. İzzettin Saltuk, bölgedeki diğer Türk beyleri ile iş birliği yaparak Gürcülere karşı başarılı savaşlar yaptı.Ayrıca Trabzon Rumlarıyla da mücadele etti. Gürcüler üzerine sefere çıkan Türkiye Selçukluları hükümdarı 2.nci Süleyman Şah, Saltuklu Beyi Melikşah’tan Erzurum’u alarak bu devlete son vermiştir (1202).

Mengücekler (1072-1228)

Alp Arslan’ın komutanlarından emir Mengücek, Erzincan ve Kemah çevresini fethederek bu devletin temelini atmıştır. Beylik hakkındaki ilk bilgiler oğlu İshak zamanında başlar (1118-1142). Danişmentlilerin hâkimiyetini tanıyan İshak’ın ölümünden sonra devlet iki kola ayrıldı (1142). Oğullarından Davud Erzincan ve Kemah’a; Süleyman ise Divriği’ye hakim oldu.

1-Erzincan-Kemah Kolu; Şebinkarahisar’ı da içine alan bu kol, Alaaddin Keykubad tarafından ortadan kaldırıldı (1228).

2- Divriği Kolu: Bu kol hakkında fazla bir bilgi olmamakla birlikte, 1250 yılına kadar Selçuklu hâkimiyeti altında varlığını sürdürdüğü bilinmektedir.Mengücekler zamanında özellikle Erzincan ve Divriği birer kültür ve ticaret merkezi durumuna gelmiştir.

Artuklular (1101-1409 )

Devlet adını Oğuzların Döğer boyundan Eksük-oğlu Artuk Bey’den alır. Anadolu’nun fatihlerinden olan Artuk Bey, hizmetlerinden dolayı Suriye Meliki Tutuş tarafından Kudüs valiliğine getirilmişti. Ancak Kudüs’ün Fatımîlerin eline geçmesi üzerine (1098) Artuk’un oğulları Sökmen ve İl-Gazi burada tutunamadılar. Suriye’nin kuzeyi ve Güneydoğu Anadolu bölgesine geldiler. Selçuklular tarafından kendilerine verilen bölgede, üç kol hâlinde, Artuklu devletini kurdular.

Hasankeyf-Amid (Diyarbakır) Artuklu Kolu (1101- 1231):

Artuk Bey’in oğlu Sökmen tarafından Hasankeyf’te (Hısn-ı Keyfâ) kuruldu. Nurettin Mehmet zamanında, Selahaddin Eyyubî’nin de yardımıyla Diyarbakır (Amid) ele geçirildi (1183) ve burası Artukluların merkezi oldu. Eyyubîler Hasankeyf ve Amid’i ele geçirerek bu kola son verdiler (1231).

Sökmen ve oğulları Haçlılar’a karşı mücadeleleriyle ün kazandılar. Nitekim Sökmen, Türkmen liderlerinden Çökürmüş ile birlikte, Urfa Haçlı Kontu II.Boudain’i esir etmeyi başarmıştır.Artuklular zamanında Diyarbakır ve çevresi Türk kültürünün en önemli merkezi hâline gelmişti.

Mardin Artuklu Kolu (1108-1409):

Artuklu şubeleri içerisinde en güçlü ve uzun ömürlü kolu oluşturur . Artuk Bey’ in diğer oğlu İl-Gazi tarafından Mardin’de kurulmuştur (1108). İl-Gazi Halep halkının isteği üzerine Halep’e girmiş ve oğlu Temurtaş’ı burada bırakmıştır. Oğlu Temur- taş, İl-Gazi gibi bölgedeki Haçlılarla mücadele etmiş; 1144′de Urfa’yı Haçlılardan alması İslâm dünyasında sevinçle karşılanmıştır.Güçlü devletler arasında kalan Mardin Artukluları, Eyyubîler ve Selçukluların hâkimiyetini tanımışlardı. 1243′ de ise İlhanlılar’a bağlandılar .Nihayet, Mardin’i alan Karakoyunlular bu devlete son verdiler (1409).

Harput Artuklu Kolu (1185-1234):

Hasankeyf koluna hükümdar olamayan Ebûbekir, Harput’a gelerek, Harput Artuklu kolunu kurmuştur (1185). Alaaddin Keykubad’ın Harput’a girmesiyle bu kol sona ermiştir (1234).

Sökmenliler (1100-1207)

Sultan Alp Arslan’ın yeğeni Kutbettin İsmail’in komutanlarından Sökmen El -Kutbî tarafından, Van Gölü havzasında kurulmuştur. Sökmen, Müslüman Mervanoğulları’ndan Ahlat’ı alarak burayı merkez yaptığından bu beyliğe Ahlat Şahlar veya Ermen Şahlar da denilmektedir. Son Sökmen beyi İzzettin Balaban zamanında idare Eyyubîler’in eline geçmiştir. (1207) Togan-Arslanoğulları-Dilmaçoğulları (1084-1394)Bitlis-Erzen dolaylarında kurulmuştur. Beyliğe adını veren Dilmaçoğlu Mehmet Bey, Malazgirt Savaşı’na katılmış komutanlardandır. 1104 yılında başa geçen Mehmet Bey’in oğlu Togan Arslan, büyük bir üne sahipti. Bu sebeple kendi soyundan gelen Erzen beyleri için Togan-Arslanoğulları denmiştir. Gürcü ve Haçlılarla mücadele eden bu beylik, oldukça uzun ömürlü olmuştur. Selçuklulardan sonra Harzemşah ve İlhanlı hâkimiyetine girmişler; Akkoyunlular tarafından beyliğe son verilmiştir (1394).

İnaloğulları (1103-1183)

Diyarbakır ve çevresinde kurulmuştur. Suriye Selçuklu meliki tarafından Amid (Diyarbakır) valiliğine getirilen Tuğ Tegin, Haçlılarla mücadele için ayrıldığı şehri Türk beğlerinden İnal’a vermişti. İnal Bey 1103′de Amid’de kendi hükûmetini kurdu. Yaklaşık 80 yıl süren beylik, Amid’in Selahaddin Eyyubî tarafından ele geçirilmesiyle sona ermiştir (1183). İnaloğulları, Amid’de(Diyarbakır) birçok eser bırakmıştır. Onlar zamanında şehirde 40 bin ciltlik bir kütüphane kurulmuştur.

Çubukoğulları (1085-1113)

Beyliğe adını veren Emir Çubuk, Anadolu’nun fethinde ve özellikle Amid’in (Diyarbakır) ele geçirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bir ara Selçuklular adına Amid askerî valiliğine de getirilen Emir Çubuk, Harput merkez olmak üzere Palu, Arapkir ve Çemişkezek’te kendi hükûmetini kurmuştur. Oğlu Mehmed Bey zamanında Artuklu Belek Gazi, Harput’u ele geçirerek beyliğe son vermiştir (1113).

Çaka Bey (1081-1097)

İzmir ve çevresinde kurulduğundan İzmir Beyliği olarak da anılır. Oğuzların Çavuldur boyuna mensup olan Çaka Bey, uzunca bir müddet kaldığı İstanbul’dan kaçarak, İzmir’ e gelmiş ve burada beyliğini kurmuştur (1081).Bizans tahtını ele geçirmek için Peçeneklerle ittifak kurmuşsa da amacına ulaşamamıştır. Ancak oluşturduğu donanma ile Midilli, Sakız, Sisam, Rodos gibi Ege adalarını ele geçirmiştir . Bu güçlü düşmandan kurtulmak isteyen Bizans, damadı olan 1.nci Kılıçarslan’ı aleyhine kışkırtmıştır. Bir rivayete göre Kayınpederi Çaka Bey’i yanına çağıran 1.nci Kılıçarslan, onu hileyle öldürtmüştür. Ancak bazı kaynaklarda Çaka Bey’in ölmediği ve Bizans donanmasının kuşatmasındaki İzmir’i teslim ettiği yazar (1097).Çaka Bey, Anadolu’daki ilk Türk denizcisi, kurduğu donanma ise ilk donanma olarak kabul edilmektedir.

Tanrıvermişoğulları

Çaka Bey’in İzmir’de hâkimiyetini kurduğu yıllarda Tanrı-bermiş adlı bir Türk komutanı da ele geçirdiği Efes’te beyliğini kurmuştu. Bizans’ın sahil bölgelerine yolladığı donanma Efes’i ele geçirince bu beylik de ortadan kalkmıştır (1097).

İnançoğulları (1262-1335)

Kurulduğu yerden dolayı Lâdik -Denizli Beyliği adıyla da bilinir. Bu bölge Malazgirt Savaşı’ndan kısa bir süre sonra Türkleşmiştir. Nitekim Denizli bölgesine 200 bin çadır halkının yerleştiğini dönemin kaynakları yazar. 1262 yılında Selçuklulara karşı ayaklanarak, İlhanlı hâkimiyetine geçen Mehmet Bey, devletin kurucusudur. Mehmet Bey’in torunu olan İnanç (Yinanç) Bey, beyliğe ismini vermiştir. Germiyanlıların ilhakıyla İnançoğulları beyliği sona ermiştir (1335).
Dilmaçoğulları (1085-1192)

Dilmaçoğulları Beyliği, 1085-1192 yılları arasında Bitlis ve Erzen’de (Batman-Kozluk-Oyuktaş Köyü-Yeşilyurt Mezraası) egemen olan Türk beyliği.Kurucusu, Büyük Selçuklu hükümdarı Alp Arslan’ın komutanlarından Dilmaç Mehmed Bey’dir (Hükümdarlığı: 1085-1104). Kuruluş döneminde Büyük Selçuklu Devleti’ne biçimsel bağlılığını sürdüren Dilmaçoğulları, Toğan Arslan döneminde (1104-37) en parlak yıllarını yaşadılar. Saltuklular ve Artuklular ile birlikte Haçlılara ve Gürcülere karşı savaştılar.

Beyliğin kurucusu Dilmaçoğlu Mehmed (Muhammed) Bey, Sultan Alp Arslan devrinde Bekçioğlu Afşın, Ahmed Şâh gibi Türkmen beyleri ile Bizans idaresindeki Anadolu’ya akınlarda bulunuyordu.

Malazgirt Savaşına (1071) da iştirak eden Dilmaçoğlu Mehmed Bey, daha sonra Selçuklu ordusunun Halep çevresinde gerçekleştirdiği fetihlere katıldı.1085 yılında Diyar-ı Bekir (Diyarbakır) alındıktan sonra Bitlis ve Ahlat da Selçuklu kuvvetleri tarafından zaptedildi. Bitlis ve havalisi Mehmed Bey’in idaresine bırakılarak ona iktâ (kullanım hakkı) edildi. Bu suretle Dilmaçoğulları Beyliği kurulmuş oldu. Önce Kılıç Arslan’a, onun ölümünden sonra da Ermenşahlar’a (Ahlatşahlar) bağlandı. Togan Arslan daha sonra Artuklular’dan İl Gazî’ye tâbi olmuş ve bu hükümdarla beraber Haçlılara ve Gürcülere karşı savaşmıştı.

Hüsâmeddîn Kurt zamanında (1137-1143), Irak Selçuklu sultanı Mes’ûd, kardeşi Selçuk-şâh’a Ahlat, Malazgird ve Erzen bölgesini iktâ etmişti. 1138 Selçuk-şâh bu bölgeyi tahrip ettiği gibi, halkına da kötü davranmıştı. 1192 yılında Ermenşâhlardan Begtimur Bitlis’i zapt etti. Bundan sonra Dilmaçoğulları Beyliği Erzen ve havalisinde XIV. yüzyılına sonların kadar hüküm sürmüş, muhtemelen Akkoyunlular devrinde tarihe karışmıştır.

Begteginliler (1146-1233)

Erbil Beyliği, Erbil Atabeyliği veya Begteginliler, 1146-1233 yılları arası Irak’ın kuzeyindeki Erbil ve çevresine egemen olan Türk Atabeyliğidir. Devlet adını kurucusu olan Zeynüddin Ali Küçük’ün babası Begtegin’den almıştır.

Begtegin, Büyük Selçuklu Devleti’inde ordusunda bir komutandır. Oğlu Zeynüddin Ali Küçük, Zengilerin emri altına girmiş ve bu devletin hükümdarı İmadeddin Zengi tarafından 1144 tarihinde Musul valisi olarak görevlendirilmiştir. 1146 yılında İmadeddin Zengi ölünce Zeynnüddin Ali Küçük, Musul valiliği ile birlikte Şehrizor, Hakkari, Sincar, El-Hamidiye, Tikrit ve Harran’ı kapsayan bölgeyi egemenliği altına almıştır. Böylece merkezi Erbil olan Erbil Beyliği’ni kurmuş ve bu devletin ilk atabeyi olmuştur.

Zeynnüddin Ali Küçük, 1167 yılında Musul valiliğini Kutbeddin Mevdud’a bırakarak Erbil’e çekilmiştir. Bunun karşılığında oğlu Muzafferüddin Kökbörü’nün kendinden sonra yerine geçmesi garantisini almıştır.Muzafferüddin Kökbörü’nün arası Mücahidüddin Kaymaz ile açılmıştır.Devletin başına Yusuf bin Ali Küçük geçmiştir. 1190 tarihinde Yusuf ‘un ölmesi ile Muzafferüddin Kökbörü yeniden hükümdar olmuştur. Önce Zengiler hükümdarı I. Seyfeddin Gazi’nin hizmetine girmiş, ardından Selahaddin Eyyubi’nin hizmetine girerek Urfa’yı almıştır. 1232 yılında Muzafferüddin Kökbörü ölünce kendinden sonra varisi olmadığı için beylik, vasiyet gereğince Abbasiler’e bağlanmıştır.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar
    /türkiye selçuklu devleti yıkıldıktan sonra kurulan beylikler/türkiye selçuklu devleti yıkıldıktan sonra türk beyliklerinin isimleri/türkiye selçuklu devleti yıkıldıktan sonra türk beyliklerinin kuruldukları bölge

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top