2. Gıyasettin Keyhüsrev kimdir?

2. Gıyasettin Keyhüsrev kimdir?
II. Gıyaseddin Keyhüsrev (ö. 1246, Alaiye (Alanya)), 1237 – 1246 arasında Anadolu Selçuklu hükümdarı ve I. Alaeddin Keykubad‘ın büyük oğluydu.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev 1228′de atabegi Mübarizeddin Ertokuş’la birlikte Erzincan’a gönderildi. Babasının kendisinden küçük olan kardeşi İzzeddin Kılıç Arslan’ı veliahtlığa atamasına karşın, babasının ölümü (1237) üzerine Sadeddin Köpek önderliğindeki bazı emirlerin desteğiyle Anadolu Selçuklu tahtına çıktı.

Kardeşinin tarafını tutan Harezm emirlerine karşı mücadeleye girişti.Bu arada rakiplerini etkisiz duruma getirdikten sonra Anadolu Selçuklu tahtı üzerinde hak iddia eden Sadeddin Köpek’i öldürttü (1239). Daha önce yönetimde etkili olan emirlerin yeniden işbaşına geçmesiyle devlet eski düzenine kavuştu, dış ilişkileri düzeldi. Eyyubi melikleri, İznik’de (Nikala) hüküm süren Bizans imparatorları (İznik İmparatorluğu) ve Kilikya ile Mardin Artukluları II. Keyhüsrev’e bağlılıklarını sürdürdüler. 1240′ta Diyarbakır Anadolu Selçuluklarının eline geçti. Moğolların önünden kaçarak Anadolu‘ya sığınan göçebe Türkmenler, Anadolu‘daki yerleşik devlet düzeni içinde yeni sorunlar yaratmaya başladı. Bu koşullarda Baba İshak’ın başlattığı Babai ayaklanması bastırıldı (1240). Ama devletin gücünü önemli ölçüde sarstı. Anadolu Selçuklularının zayıflamasından yararlanan Moğollar 1242′de Erzurum’u ele geçirdiler.Kösedağ Savaşı’nda da Anadolu Selçuklu ordusunu yenilgiye uğrattılar (1243). II. Keyhüsrev savaştan sonra Batı Anadolu‘ya kaçtı. Moğollarla barışın sağlanmasının ardından Konya’ya dönen sultan bundan sonra devlet işlerini bütünüyle veziri Şemseddin İsfahani’ye bıraktı.
Giyaseddin rahat bir sekilde tahta çikmakla beraber küçük kardesi Kiliç Arslan’i destekleyen Harezmli beyler ile digerleri arasindaki çekisme bazi huzursuzluklara yol açti. Harezmli beylerin basinda oldugu bilinen Kayir Han ani bir baskinla yakalanip hapsedildi. Bunun üzerine Harizmli diger beyler kendilerini güven içinde hissetmeyerek Malatya istikametinde yola çiktilar. Kemaleddin Kâmyâr bunlari geri çevirmek istediyse de basarili olamadi.

Bu arada Sa’deddin Köpek islerini daha rahat bir sekilde yürütebilmek için bazi emîrleri öldürttü. II. Giyaseddin ile üvey annesi olan Eyyubi melikesini ve ondan dogan iki kardesini Uluborlu’da bir süre hapsetti. Sultan‘in zayif kisiliginden yararlanan ve çikar pesinde kosan Sa’deddin Köpek rakiplerini ortadan kaldirmaya devam ediyordu. 1238 Temmuz’unda Sumeysat (Samsat)’a karsi kazandigi bir zaferden sonra sultanin aczinden, eglence ve içkiye düskünlügünden yararlanarak adeta devleti ele geçirme sevdasina kapildi. Halkin Selçuklu soyundan gelmeyen birini hükümdar olarak tanimayacagini gayet iyi bilen Sa’deddin Köpek bu amaçla kendisinin I. Giyaseddin Keyhüsrev’in gayri mesru çocugu oldugunu yaymaya basladi. Fakat taraftar bulmadi ve Beysehir gölü yakinindaki Kubâd-âbâd sarayinda sultanin huzurunda öldürüldü(1239). Sadeddin Köpek’in isledigi cinayetlere yer veren Ibn Bîbî onun meziyetlerini anlatmayi da ihmal etmez ve onun halka iyi davrandigini, mazlumlara yardim edip zalimleri siddetle cezalandirdigini, herkese adaletle muamele ettigini, zengin-fakir, yabanci-yakin arasinda fark gözetmedigini söyler. Toplum içinde çok sert ve hasin oldugu için herkes ondan korkardi. Çok cömert ve hos sohbet idi. Özellikle ikta sahiplerinin çiftçilerden haksiz vergi almalarini önledigi için onlar tarafindan çok sevilirdi. Bütün bu meziyetlerine ragmen Harizmliler’e karsi takip ettigi politika ile degerli insanlari öldürterek devleti sarsintiya ugratmistir. Bu bakimdan da Selçuklu tarihinde kötü bir söhret ve ugursuz bir sima olarak taninmistir. Konya-Aksaray arasinda 634′te (1237) yaptirdigi bir kervansarayin (Zazadin Hani) kitabesinde de kendisinden “Köpek” lâkabiyla bahsedilmesi bu kelimenin bir hakaret maksadi tasimadigini göstermektedir.
Sa’deddin Köpek’in öldürülmesinden sonra Mühezzebüddin Ali, Semseddin Isfahanî ve Celaleddin Karatay gibi degerli devlet adamlari samimi olarak devlete hizmet etmeye basladilar. Sultanin liyakatsizligine ve beyler arasindaki çekismelere ragmen Eyyubiler, Artuklular, Küçük Ermeni kralliklari ve Trabzon Komnenleri Selçuklulara tabi olmaya ve gerektiginde asker göndermeye devam ettiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu