Doğru iletişim yaşamımızı nasıl etkiler?

Doğru iletişim yaşamımızı nasıl etkiler?
Doğru İletişim Kurmak İçin Sakınmanız Gerekenler Nelerdir?

Gelişim sürecimizin bir kısmı, daha etkili iletişimin nasıl kurulacağını öğrenmeyi içerir. Çok azımız, konu hakkında eğitim almışızdır; çoğumuz, iletişim aksaklıklarının sonuçlarını yaşamışızdır. Neyin işe yaramadığını ve duyulmamanın ya da yanlış anlaşılmanın ne kadar kötü olduğunu hepimiz biliriz.

Dinlemeyi bilmeyen birinden konuşmayı öğrendim. Bir zamanlar, duygularım ya da diyalog süreci için yeri ve zamanı olmayan bir CEO ile çalışmıştım. Buna dayanarak, her ay oluşturduğum bir bültene “Kim dinliyor?” başlıklı bir makale yazdım. “Her halime” olan ilgisizliğini o kadar belli ediyordu ki, umutsuzluğa kapılmış ve kendi iletişim biçimimde ikimiz için de konuşmayı zorlaştıran ögenin ne olabileceğini düşünmeye başlamıştım.

Kendime sorduğum ve sonunda makaleme kattığım sorular şunlardı. Umarım, size de yardımcı olur.

Olumsuz musunuz?: Hiç kimse, negatif enerjinin olduğu bir yerde bulunmak istemez. Konuşurken kendinizi dinlemeye çalışın. Ses tonunuza dikkat edin. Sızlanıyorsanız, buna son verin. Bir hafta boyunca, şikayetlerinizi isteklere dönüştürmeye çalışın ve fikirlerinizin algılanış biçiminde bir farklılık olup olmadığına bakın.

Fikirlerinizi paylaşıyor, ama içinizde hissettiklerinizi paylaşmıyor musunuz?: En son ne zaman iyi bir konuşmacıyı dinlediniz? Konuşmacının hangi sözlerini hatırlıyorsunuz? Büyük ihtimalle, konuşan kişi, bazı kişisel konuları paylaşıyor; bir noktayı bir anekdotla betimliyordu. Bir konuşmacı, dinleyicilerin yaşamları açısından anlamlı bir şeyi paylaştığında, can kulağıyla dinleme başlayacaktır. Etkili iletişim, asla tesadüfi olmaz. Niyet ve dikkat gerektirir. Bildiğiniz en iddialı konuşmacıyı düşünün. Bu kişiyi bir dahaki sefer dinlediğinizde, kendisi hakkında gerçekten ne kadar şey paylaştığına dikkat edin. Siz de bir dahaki sefer, yaşamınızda önem taşıyan biriyle konuşurken, bazı kişisel konuları paylaşmaya çalışın. Bir korkunuzu kabullenecek, çocukluğunuzdan bir hikaye anlatacak ya da geleceğe yönelik bir görüşünüzü paylaşacak kadar onlara güvenin. Hepimiz bu tür diyaloglar kurmak istiyoruz; ama kimse ilk adımı atmıyor. İlk olmaya çalışın.

Başkaları konuşurken onları dinlemek yerine ne söylemek istediğinizi mi planlıyorsunuz?: Bu tutum, her zaman geri teper. Yanlış yoldur. İnsanlar, bunu yaptığınızı bilir; çünkü onların konuşmasına verdiğiniz yanıtlar genellikle uygunsuzdur ve iletişim hızla kopar. Kimse kendisini dinlemeyen birini dinlemez. Bir kişinin konuşması biter bitmez kendi düşüncelerinizi ezbere söylemek yerine, kişiye biraz önce söyledikleri hakkında soru sorun. İnsanların konuşmalarını dikkatle dinleyin; onlar da sizinkini daha dikkatli dinleyeceklerdir.

Sözünüzü tutuyor musunuz?: Her zaman bir şey yapacağını söyleyip bir şey için söz veren, ama asla bu dediklerini gerçekleştirmeyen biriyle tanıştınız mı hiç? Bir süre sonra bu insanı dinlemeyi bıraktınız mı? Dünya, hayalciler ve planlamacılar ile doludur; ama bize ilham veren, insanların hayalleri değil, eylemleridir. Gurur duyduğunuz bir başarınızı söyleyin ve paylaşın. Başarmak istediğiniz bir şey varsa, destek isteyin. İnsanlar, kendi sözcük ve taahhütlerimizi ciddiye almadığımızı fark ederlerse, bizi ciddiye almayacaklardır.

Dinlemek için bir ortam yarattınız mı?: TV ve radyoların insanlarla yarış halinde olduğu bir odada birini dinlemek kolay değildir. Gerçek iletişim sizin için önemliyse, televizyonu kapatmayı ve konuşmaya yardımcı olan türden bir müzik yayınının yapıldığı, reklamsız bir FM kanalı bulmayı deneyin. Klasik müzik, beyinlerimizdeki alfa dalgalarını harekete geçirir ve yaratıcı özsularımızın akmasını sağlar.

Koşulların kurbanı olarak mı yoksa olanakların yaratıcısı olarak mı konuşuyorsunuz?: Bütün dünyanın el ele verip dinleyici bulmayı güçleştirdiğini düşünerek konuşan insanlar vardır. Hiç kimse bir “kurban”ın gömülmüş gibi göründüğü duygusal bir bataklığa çekilmek istemez. Diğer insanların acı dolu öykülerini dinlerken nasıl bir tepki verdiğinizi düşünün. Böyle bir bağlamda hızla yoruluyor musunuz? Kederleniyor ve üzerinizde bir baskı oluştuğunu mu hissediyorsunuz? Enerji bulaşıcıdır. Başka insanların ve eylemlerin kurbanı olarak değil de yaşamınızı tasarlayan kişi olarak konuşursanız, kendinize ve başkalarına güç verirsiniz.

Dinleyiciniz, onunla olan ilişkinizin değerini biliyor mu?: Bir güven temeli ve ilgi kurmak, iletişim açısından kritiktir. Bir kişi sizin hakkınızda ve ilişkiye olan bağlılığınız konusunda ne kadar iyi bir hisse sahipse, söylediklerinize o kadar açık olacaktır. İletilmesi gereken şey zor ya da riskli ise sizin açınızdan riskli olan durumu açıklayarak ve ilişkide dürüstlüğün ne kadar önemli olduğunu söyleyerek başlamak, çoğu zaman işe yarar.

Dinleyiciniz için neyin önemli olabileceğini araştırıyor musunuz? Yoksa çoğunlukla kendiniz hakkında mı konuşuyorsunuz?: Dinleyicinizin yanınızda olmasını sağlamanın bir yolu, konuşmanıza onun ilgi alanlarını da katmaktır. Bir dahaki sefer komşunuzla kahve içerken ya da meslektaşınızla bir kafeteryada otururken, o kişinin ilgilendiğini bildiğiniz bir konudan bahsedin. Bir kayak tutkunuysa, nerelerde kaymaktan hoşlandığını sorun. Bilgisayar oyunlarına meraklıysa, bir dergide bu konu hakkında okuduğunuz bir makaleden söz edin. İnsanlar, onların sevdikleri bir şeyle gerçekten ilgilendiğinizde, sizi dinler ve size açılırlar.

İnsanlar sizin başkalarını dinlediğiniz gibi sizi dinleselerdi, tatmin olur muydunuz?: Çoğumuzun yaşamında, gerçekten bir şey hakkında konuşma ihtiyacı duyduğumuzda dinleyici rolünü üstlenen biri vardır. Sizin yaşamınızda da böyle biri varsa, bu kişinin ne tür dinleme becerilerine sahip olduğunu düşünün. Düşüncelerinizin sesi olması için neden bu kişiyi seçtiniz? Ona güvenmenizi sağlayan nedir? Siz konuşurken yanınızda olduğunu bilmenizi sağlayan nasıl bir vücut dili sergiliyor? Zor bir şeyi paylaşırken insanların size öğüt vermeleri yararlı oluyor mu, yoksa yalnızca dinlemelerini ve onların önünde her şeyi yoluna koymanıza izin vermelerini mi tercih edersiniz? Onların sorunlarını çözmeye çalışmadan insanların acılarına ortak olabilir misiniz? Bir dahaki sefer biri zor bir şeyi paylaşırken nasıl dinlediğinizi gözlemleyin; öğüt vermekten ve beylik sözler söylemekten geri durup duramadığınıza bakın.

Yanlış kişilere mi şikayet ediyorsunuz?:Olan biteni değiştirme gücü olmayan insanlara şikayet etmenin kimseye yararı yoktur. Bir şey yanlışsa, sorumlu olan kişiyi bulun ve sıkıntınızı doğru kişiye iletin.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Jan Phillips’in yazılarından derlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu