Allahın isim ve sıfatlarıyla ahiretin varlığı nasıl kanıtlanır?

Allahın isim ve sıfatlarıyla ahiretin varlığı nasıl kanıtlanır?
ALLAHIN BÜTÜN İSİMLERİ AHİRETİN VARLIĞINI GEREKLİ KILAR
(Yazının tamamını okumanız yararınıza olacaktır.)
İnsan için ölümünden sonra, dünya için ise kıyametten sonra başlayacak olan yeni ve sonsuz hayata “ahiret hayatı” denir. Allah’tan başka bütün varlıkların bedenleri yok olacaktır. Bu husus Kur’an-ı Kerimde “Allah’ın zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnız O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz” ayeti ile sabittir.


Ahiret gününe, cesetlerin yeniden diriltilmesine ve tüm varlıkların hesaba çekilerek Allah’ın adaletinin tam olarak tecelli etmesine inanmak iman esaslarının en mühimlerindendir. Kuran-ı Kerimde üç binden fazla ayet ahiretten bahseder.
Ahiretin varlığı yüce Allah’ın isimlerinin gereğidir. Madem Allah bakidir, zatı ile kaim olan esma ve sıfatı dahi bakidirler. Bu isimler elbette ebedi tecelli isterler. Bu dahi ebedi bir hayatın devamını ister. Örneğin; Allah’ın “El-Bâis” ismi var “Ölüleri dirilten ,kabirlerden çıkaran.” Bu ise dünya aleminde tecelli edecek birşey değil, dünyadan sonraki ahiret alemine ait.(sonra kelimesine dikkat).
Allah’ın bütün isimleri ahiretin varlığını gerekli kılar. Çünkü ebedi olan Allah’ın zatı ile kâim olan sıfatları ve isimleri elbette ebedi hayatı ister. Bu dünya ve kâinat ebediyete müsait değildir. Bunun için Allah ebedi bir ahireti sonsuz kudreti ile yaratacaktır. Bu isimlerinin dışında ahiretin varlığını ispat eden diğer delillerden bazılarını şöyle sayabiliriz.

1. Allah’ın sonsuz kudreti, rahmeti, adaleti, va’di ve vaidi. Allah peygamberlerine itaat eden kullarına mükâfat vaat etmiş, peygamberlerine isyan eden kulları için de cehennem azabını vaid etmiştir. Vaat mükâfat, vaid ise ceza demektir.
2. Kâinattaki şuunât-ı ilâhiyenin bütün eserleri.
3. Kur’ân-ı Kerimin bu konudaki ısrarlı beyanları,
4. Peygamberimizin (sav) tebliği ve iddiası.
Bütün bunlar ahiretin varlığına binlerce delillerden bazı temel delillerdir.
Peygamberimiz (sav) Tevhit davası ile peygamberliğini ilan etmiştir. İnsanları Allah’ın birliğine davet etmiştir. Bu davayı kabul edenlere yüce Allah’ın cennetini vaat etmiştir. Kabul etmeyerek şirk ve küfür ile mukabele eden ve peygamberin davasına karşı çıkarak isyan edenlere de cehennemi vaid etmiştir.
Bunun üzerine bir kısım insanlar inkâr amacı ile bir kısmı da akıllarına sığmadığı için izah amacı ile öldükten sonra dirilmenin nasıl vuku bulacağını sormuşlardır. Peygamberimiz (sav) de kendisine vahiyle gelen Kur’an ayetleri ile bu sorulara cevap vermiştir. Bu ayetlerden bir kısmı şöyledir:
“Allah sizi yaratan, rızkınızı veren, sizi öldüren ve sonra tekrar diriltecek olandır. Allah’ın sizi ölümünüzden sonra nasıl dirilteceğini anlamak için bahar mevsiminde yarattığı rahmet eseri olan bitkilere ve canlılara bakın. Allah yeryüzünü kışın ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphesiz ölülerin dirilmesi de böyle olacaktır. Allah’ın her şeye gücü yeter.” Bu ayette yüce Allah insanlara bahar mevsimini örnek göstererek anlayacağımız dilde ölülerin nasıl dirileceğini anlatmaktadır. Her sene tekrarlanan ölme ve dirilme olayını örnek vermektedir.
Mekke müşrikleri öldükten sonra dirilmeyi akıllarına sığdıramıyorlardı. Hatta As b. Vâil çürümüş bir kemik parçasını alarak peygamberimize gelmiş ve “Bu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diye sormuştu. Bunun üzerine Yasin Suresinin son ayetleri nazil oldu. Yüce Allah bu ayetlerde şöyle buyurdu:
“O inkârcı adam kendi yaratılışını unuttu da dedi ki: ‘Çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ Sen ey Resulüm de: ‘Kim o kemiği ve sahibini yoktan yaratmış ise o diriltecek. Yoktan ve hiçten en mükemmel şekilde yaratan Allah her şeyi bilerek yapar ve yaratır.”
Bu ayette de yüce Allah insanın yoktan ve hiçten, örneksiz yaratılışına dikkatlerimizi çekerek, ikinci yaratılış olan dirilmenin daha kolay olduğunu anlatmaktadır.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “insanların diriltilerek kıyamette hesap için haşir meydanında toplanmalarının göz açıp kapayana kadar kısa sürede gerçekleşeceğini” belirtmektedir.
Bediüzzaman Said Nursi bu ayeti izah etmektedir. Bediüzzaman’ın izahına göre, Cesetlerin yeniden dirilmesinde aklın kabul edebileceği üç merhale vardır. Birincisi, cesetlerin topraktan çıkarak dirilmesi. İkincisi, cesetlere hayat verilmesi, üçüncüsü ise, cesetlere ruhların gelmesidir. Cesetlerin dirilmesi bahar mevsiminde birkaç gün ve hafta içinde insanların tümünden fazla olan tohumların, otların, ağaçların ve hayvanların geçmiş bahar gibi aniden dirilmelerini örnek verir. Cesetlerin canlanması ise büyük bir şehirde milyonlar elektrik lambalarının bir anda bir şartelin inmesi ile ışıklanmaları ve her tarafı aydınlatmaları misali ile açıklar. Ruhların cesetlere gelmesi ise, istirahat için dağılan bir ordunun bir boru sesi ile toplanarak içtimada yerlerini almaları örneği ile açıklar.

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde Hac Suresinde şöyle buyurur: “Ey İnsanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda şüpheniz varsa bilin ki, biz sizi hiçbir örneğiniz yokken topraktan yarattık. İnsan suretini verdik. Sonra sizin neslinizi de bir damla sudan yaratmaya devam ediyoruz. Biz o damla suyu bir kan pıhtısı yaparız, kan pıhtısını bir çiğdem et parçasına çeviririz. Belli bir süreye kadar bunu rahimlerde durdururuz. Sonra sizi bir çocuk olarak dünyaya göndeririz. Sonra size akıl vererek sizi kemâle erdiriyoruz. İçinizde eceli gelenlerin canlarını alırız. Bir kısmınızı da ömrün en düşkün çağı olan ihtiyarlığa erdiririz. Bilirken hiçbir şey bilmez hâle getiririz. Şunu da bilin ki, yeryüzü ölü ve kuru iken biz onun üzerine yağmur yağdırırız da kıpırdar, kabarır ve ona yeniden hayat veririz de her türden çiftler bitiririz.”
İkinci yaratılışın ve ölülerin dirilmesinin ilk yaratılıştan daha kolay olduğunu belirten yüce Allah Rum Suresinde şöyle buyurur: “Allah başlangıçta hiç yoktan yaratandır. Sonradan yaratacak olan da O’dur. Bu ikinci yaratılış birincisinden daha kolaydır. Göklerde ve yerde ne varsa tümü onundur. Allah güç, kudret, hüküm ve hikmet sahibidir.” Bu ayette yüce Allah ikinci yaratışın daha kolay olduğunu belirtmektedir ki akla uygun olan da budur. Zira örneksiz yoktan bir şeyi yapan, ikincisini daha kolay yapar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu